9. Hukuk Dairesi 2006/31026 E., 2007/27593 K. GÖREV KAPSAM DIŞI İŞÇİ KIDEM TAZMİNATI ÖZELLEŞTİRME
4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 21 ] 1475 S. İŞ KANUNU ( 14. maddesi yürülükte ) [ Madde 14 ]
"İçtihat Metni"
Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı işyerinde kapsam dışı mühendis olarak çalıştığını, hizmet akdinin özelleştirme nedeniyle bir kamu kurumuna memur olarak atanmasıyla davalı tarafından sona erdirildiğini ileri sürerek 02.01.1989-01.03.2004 tarihleri arasındaki dönem için kıdem tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre sözleşmeli olarak çalıştığı, bu nedenle idari yargının görevli olduğu ve davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Dosya içerisinde davacının İşe Giriş Bildirgesi, 01.02.1989 tarihli Hizmet Sözleşmesi, memuriyete atama teklifi, personel hareket onayı vb. birkaç belgenin okunaklı okunaksız fotokopileri dışında belge ve bilgi bulunmamaktadır. Mevcut 01.02.1989 tarihli sözleşmeden davacının 1475 sayılı İş Kanunu kapsamında çalıştığı anlamı çıkmaktadır.
Öncelikle davacı yönünden şahsi dosyası ve özellikle memur olarak atanmanın öncesi ile ilgili belgeler ile davalı yönünden de özelleştirme işlemleri hakkındaki karar, hisse devir sözleşmesi vb. evraklar getirtilip dosya içine konulmalıdır.
Davacı, gerçekten 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca çalışıyorsa, şimdiki gibi dava reddedilmelidir.
Davacının 1475 ve 4857 sayılı Kanun kapsamında işçi olup, Toplu İş Sözleşmesi'nin kapsamı dışında bırakılmış "kapsam dışı işçi" olduğunun saptanması halinde ise, işyerinin özelleştirme aşaması ve memuriyete atanmanın hangi tarafın isteği ile olduğu önem kazanmaktadır.
Davacının hizmet akdinin feshi tarihinde işyerinin %50'den fazla hissesinin özelleştirilmiş olması halinde adli yargı ve dolayısıyla İş Mahkemesi görevlidir. Ancak %50'den az hissesi özelleştirilmiş ve kalanı kamuya ait durumda ise, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre kapsam dışı işçilerle ilgili davanın yargı yolu idari yargıdır ki, mahkemece verilen karar, görev yönünden sonuç itibariyle doğru olacaktır.
Hizmet akdinin feshi tarihinde işyerinin çoğunluk hissesi özelleştirildiği ve mahkemenin görevli olduğu anlaşıldığı takdirde, davalı işyerinin hisse satış veya devir sözleşmesi hükümleri incelenmeli, davacının memur olarak atanması hususunda kendisinin seçim hakkı bulunup bulunmadığı, varsa, atanmayı kendisinin mi talep ettiği yoksa, davalı işverenin tek taraflı tasarrufu ile mi atandığı saptanmalıdır.
Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre, işçinin kendi isteği ile memuriyete atanma talebinin varlığının kabulü için, atanma talebindeki yer ve görevin gerçekleşmiş olması gerekir.
Açıklandığı üzere, davacının hizmet akdinin feshi tarihinde davalı işyerinin %50'den fazla hissesinin özelleştirilmiş ve kendi isteği ve iradesi dışında memur olarak atandığının saptanması halinde, bilirkişi marifetiyle dava konusu alacağı belirlenerek bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Tüm bu hususlar incelenip araştırılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy