(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının unlu mamuller üreten işyerinde üretim hattında işçi olarak çalışmakta iken, 07.02.2005 tarihinde hastaneye sevke edildiğini, hastanece verilen 09.02.2005 tarihli raporda ağır ve tehlikeli işlerde çalışamayacağının belirtildiğini, işin ağır ve tehlikeli işler kapsamında bulunması nedeniyle davacının bu işyerinde çalışamayacağının ancak normal işlerde çalışabileceğinin anlaşılması üzerine iş sözleşmesinin İK'nun 25/I-b maddesi uyarınca feshedildiğini, fesihte sendikal neden bulunmadığım belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin feshinin İK'nun 25/I-b maddesine uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının 09.07.2003 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı ve tost ekmeği üretim işçisi olarak çalışmakta iken davalı işverence 07.02.2005 tarihinde hastaneye sevk edildiği, SSK Turgutlu Devlet Hastanesi'nce davacının" ağır işlerde çalışamayacağı, normal işlerde çalışmasına engel olmadığına dair" 09.02.2005 tarihli Sağlık Kurulu Raporu düzenlendiği, bunun üzerine iş sözleşmesinin davalı işverence 17.02.2005 tarihli fesih bildirimi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I-b maddesi uyarınca feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Anılan Sağlık Kurulu Raporunda davacının ağır işler dışındaki işlerde çalışabileceği belirtilmiştir. Kuşkusuz işverenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I-b maddesi uyarınca iş sözleşmesini feshi kural olarak geçerli nedene dayanır. Ancak, bu halde dahi feshin son çare olması gerekir. İşyerinde davacının yapabileceği iş olup olmadığı araştırılmamıştır. Başka bir anlatımla davacının iş sözleşmesinin feshinden önce feshin son çare olduğu ilkesinin uygulanıp uygulanmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Davalıya ait işletmenin kapasitesi ve davacının nitelikleri dikkate alınarak, gerekirse işyerinde keşif yapılmak suretiyle durumuna uygun hafif bir işte değerlendirilme olanağının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile davanın kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy