(4857 S. K. m. 20, 22, 25, 92)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin, Şirketin satış kısmında görev alan bir kısım çalışanla görüşerek, işi yavaşlatmaları ve satışı düşürmeleri, satış şefine yardımcı olmamaları yönünde baskı yapması, müşterilerin ücretsiz kullanımına ait deneme ürünlerini gizlice ücretle satıp, bedelini alması, bu davranışları nedeni ile 17.02.2006 tarihinde savunma talep edilmesi üzerine, tebliğden ve savunma vermekten imtina ederek, işyerini terk ve 17.02.2006 tarihinden 18.02.2006 tarihinde kadar izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık yapması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II.e ve g maddeleri uyarınca haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya ve davalı tanık anlatımları ile hukukçu bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının işyerinde diğer çalışanlara şeflerine yardımcı olmamaları, işi yavaşlatıp satışları düşürmelerini, satış şefinin kendisi olduğu ve bu konuda mail göndermeleri için telkinlerde bulunduğu, müşterilere ücretsiz olarak kullanılan deneme ürünlerini sattığının bildirildiği, bu davranışları ile çalışanları kötü niyetli olarak yönlendirdiği, işverenin güvenini kötüye kullandığı, bu hususta savunma istenmesi üzerine işyerini terk ederek ayrıldığı, feshin haksız olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının Carrefour Üsküdar Mağazasında davalı işverene ait ürün standında satış şefi olarak çalışırken, çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapılarak, Ümraniye Mağazasındaki ürün standına normal satış elemanı olarak görevlendirildiği, davacının birkaç gün rapor aldıktan sonra yeni görev yerinde çalışmaya başladığı, davacının eski görev yerinde yerine yeni bir satış şefi atandığı ve davacının bu satış şefi hakkında, satış kısmında görev alan bir kısım çalışanla görüşerek, işi yavaşlatmaları ve satışı düşürmeleri, satış şefine yardımcı olmamaları yönünde baskı yaptığının savunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı tanık anlatımlarına itibar edilmiştir. Dinlenen davacı tanıkları aynı yerde başka standa çalışanlar olup, şef olan davacının önce normal satış elemanı olarak başka mağazaya tayin edildiğini, birkaç gün rapor aldıktan sonra yeni görev yerinde işe başladığını, ardından da çıkarıldığını beyan etmişlerdir. BÇM iş müfettişliği, davacının şikayeti üzerine, İşyerinde çalışanlarla düzenlenmiş tutanaklarda belirtilen işçinin işi yavaşlatması, satış şefine yardımcı olunmamasını bildirme, savunma yapmama gibi davranışlar, iş sözleşmesinin bildirimsiz feshin gerektiren ağırlıkta ve madde metninde sayılan hallerden olmadığı, işçinin bu olaylardan sonra işe alınmayıp, işten çıkartıldığı, devamsızlık tutanaklarının takiben düzenlendiği, bunların geçerli olmadığı, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi gerektiği tespitinde bulunmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 92/son maddesi uyarınca, iş müfettişlerince tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
Somut olayda, satış şefi olan davacı, iş şartlarında esaslı değişiklik yapılarak başka bir işyerinde satış elemanı olarak görevlendirilmiştir. Bu görevlendirmeyi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca kabul etmeme hakkı olan davacı, normal satış elemanı olarak çalışmayı kabul etmiş ve yeni görev yerinde işe devam etmiştir. Davacının eski görev yerindeki işveren çalışanlarını, işi yavaşlatmaları ve satış şefine yardımcı olunmamasını telkin ettiği ileri sürülmüştür. Yeni görev yerine giden ve esaslı şartlarda değişikliği kabul eden işçinin bu şekilde davranması ve devamsızlık yapması hayatın olağan akışına uygun değildir. Kaldı ki devamsızlık nedeni ile fesihte ileri sürülen müşterilere ücretsiz olarak kullanılan deneme ürünlerini satma olgusu da kanıtlanmış değildir. Tarafsızlığı sabit olan davacı tanık anlatımları da bu yöndedir. Belirtilen maddi ve hukuki olgulara göre, davacının iş sözleşmesinin haksız ve geçerli neden olmadan feshedildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının Bozularak Ortadan Kaldırılmasına,
2- Feshin Geçersizliğine ve davacının İşe İadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BelirlenmesinE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin Gerektiğine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 36.50 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine İadesine, kesin olarak 12.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy