(4857 S. K. m. 18, 20) (2821 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, dairemizce davanın bir aylık süre içinde açılıp açılmadığı ve işyerinde 30 işçi çalışıp çalışmadığı ve davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması yönünden bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılamada, fesih bildirim tarihine göre davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı belirlenmiştir. Ancak davalı belediye başkanlığına ait tüm işyerlerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştığı belirlendiği halde, davacının çalıştığı davalıya ait ilaçlama işyerinde fesih tarihinde 17 işçi çalıştığı, davacının iş güvencesi kapsamında kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 18/4. maddesi uyarınca, işverenin aynı iş kolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.
Davalı belediye tarafından verilen hizmetler, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 60. maddesi uyarınca 28 nolu Genel İşler İşkoluna girmektedir. Bir başka anlatımla, davalının tüm işyerlerindeki yapılan işler, Genel İşkolundadır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre, davalı işyerinde yalnız davacının çalıştığı bölüm olan ilaçlama işyerindeki işçi sayısı değil, davalıya ait tüm işyerindeki işçilerin 30 işçi kıstasında dikkate alınması gerekir. Bu kritere göre ise, işyerinde çalışan sayısı 30 işçiden fazladır. Davacı iş güvencesi kapsamında kalmaktadır. İş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı sabit olduğuna göre, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde reddi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 55,00. YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400,00 YTL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 13.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy