(506 S. K. m. 63)
Davacı, tazminat, ücret, karar harcı, yargılama giden ile avukatlık ücretinin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Yargıtay Kararı
1- Davacı emekli olduktan sonra davalı işyerinde çalışırken iş sözleşmesi geçerli olmayan bir sebeple feshedildiğinden feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir. Süresinde işverene başvuran davacı işe başlatılmadığından dört aya kadar boşta geçen süre ücreti almaya hak kazanmıştır. Yaşlılık aylığı kesilmeden çalışmasını sürdüren davacının ücretinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu 63. maddesi uyarınca sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerekir. Öte yandan davacının dört aylık brüt ücreti tutarında işe başlatma tazminatı hesaplanırken bu tazminattan gelir vergisi kesilmesi isabetli ise de bir çalışma karşılığı olmaksızın işverenin mahkeme kararma rağmen davacıyı işe başlatmaması karşılığı olan anılan tazminattan sosyal güvenlik destek pirimi kesilmesi hukuken mümkün değildir. Böyle olunca davalının işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini toplayıp toplamdan sosyal güvenlik destek primi kesmesi doğru değildir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi hesap raporu bu konuda denetime elverişli değildir. Bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca gidilmemesi, hatalıdır.
2- Kabul ve ret oranına göre vekalet ücretinin hesaplanması gerekirken davacı lehine fazla vekalet ücretine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy