(4857 S. K. m. 5, 20, 25) (2822 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının 03.06.2005 tarihinde vardiya değişimi sırasında 50 dakika üretim yapılmasına engel olması, diğer çalışanları işverene karşı kışkırtması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanununun 25/II.e maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, 03.06.2005 tarihinde işyerinde saat 15.30 vardiya değişimi sırasında 3 işçinin iş sözleşmelerinin feshi nedeni ile dinlenme odasında, vardiyası biten ve 15.40-01.40 vardiyasında işe başlamaları gereken tüm işçilerin toplandıkları, üç arkadaşlarının işten çıkarılması nedeni ile işveren temsilcisinden görüşme talep ettikleri, işverenden açıklama gelmemesi nedeni ile davacı tanık anlatımlarına göre 20 dakika kadar, işveren tanıklarına göre 50 dakika kadar iş başı yapılmadığı, tutanaklara göre ise 50 dakika üretimin durduğu, davacı ve diğer işçilerin eylemde bulunduğu, toplanılmaya neden olan 3 işçinin iş sözleşmelerinin feshinin geçersizliğine karar verildiği, ancak işyeri çalışanlarının böyle bir olay nedeni ile işverene hesap sorma yetki ve haklarının bulunmadığı, davacı ve diğer işçilerin eylemlerinin 4857 sayılı İş Kanununun 25/II.1 maddesine göre haklı fesih nedeni oluşturduğu, işverence fesih nedeni olarak belirtilen 25/II.e maddesine girmediği kabul edilmekle birlikte, işyerinde söz konusu eylemi tüm işyeri çalışanlarının katıldığı, ancak davalı işverenlerin tüm katılan işçiler yerine davacı ve bir kısım işçinin iş sözleşmesini feshettiği, işverenin 4857 sayılı İş Kanununun 5. maddesindeki eşit davranma borcuna aykırı davrandığı, davalı işverenin iş ilişkisinde ve sona ermesinde tüm işçiler yönünden eşit davranmak zorunda olup ayrım yapamayacağı, iş sözleşmesinin bu nedenle geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar işe başlatmama tazminatı yönünden davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, davanın reddi gerektiği yönünden ise davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Dosya içeriğine göre 03.06.2005 tarihinde işyerinde 07.30-15.30 ile 15.40-01.40 saatleri vardiya değişimi sırasında tüm işçilerin 3 işçinin işten çıkarılması nedeni ile işveren temsilcileri ile konuşmak üzere dinlenme salonunda toplandıkları, ancak işveren temsilcilerinin toplantıya gelmediği, bu nedenle işyerinde 1. vardiyanın işten geç çıktığı, ikinci vardiyanın ise yaklaşık 50 dakika işe geç başladığı, bu eylem nedeni ile üretimin durduğu, eylemin davacının davranışlarından kaynaklanan neden olduğu ve topluca yapılması nedeni ile 2822 sayılı TİSGLKnun 25/3 maddesi kapsamında işi yavaşlatma ve verimi düşürme olduğu, kanun dışı grev olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Esasen bu mahkemenin de kabulündedir. Ancak mahkemece, işyerinde tüm işçilerin bu eyleme katılmış olmasına rağmen, sadece davacı ve birkaç arkadaşının iş sözleşmesinin feshedilmiş olması, eşit davranma ilkesine aykırılık kabul edilmiş ve bu nedenle iş sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtmek gerekir ki, haklı nedenlerin bulunduğu durumlarda, iş ilişkisinin sona ermesinde eşit davranma ilkesine aykırı davranılması, iş sözleşmesinin feshini haksız kılabilir, ancak geçersiz hale getirmez. Bir başka anlatımla, bu gibi uyuşmazlıkta, işverenin eşit davranma borcuna aykırılığın yaptırımı, geçersizlik değildir. Davacı sendika üyesi olmadığı gibi sendikal faaliyet ve sair nedenlerle eşit davranma ilkesine aykırı davranarak işverenin iş sözleşmesini feshettiğini kanıtlamış değildir. Eşit davranma ilkesine aykırılığın yaptırımı, 4857 sayılı İş Kanununun 5. maddesinde belirtilmiştir. Somut olayda davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli bir neden vardır. Davacının işe iade isteğinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1) Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın reddine,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 20.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400,-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 10.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy