MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının şirketin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle iş güvencesi kapsamı dışında kaldığını, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarından dolayı iş sözleşmesinin İK.nun 25/II.maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı hakkında her ne kadar C.Savcılığınca takipsizlik kararı verilmiş ise de, olayın oluş şekli nazara alınarak işe iade talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı her ne kadar şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi ise de, aynı zamanda şirkette ... unvanı ile ücretli olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25.maddesine dayanılarak feshedilmesi karşısında, işçi statüsü itibari ile işveren vekili kabul edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının işveren vekili olarak kabul edilmemiş olması yasa ve dosya içeriğine uygun olmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesine göre iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini ispat yükü işverene aittir. Davalı işveren, tanık dinletmemiş, sadece C.Savcılığı hazırlık evrakına dayanmıştır. C.Savcılığınca davacı hakkında kamu davası açmak için yeterli delil bulunmadığı, dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının bilgisayarında şirket tarafından geliştirilmiş yazılım kopyaları haricinde suça ilişkin her hangi bir delil tespit edilemediği gerekçesi ile takipsizlik kararı verilmiştir. Belirtmek gerekir ki, davacının ... olarak görev yaptığı göz önünde bulundurulduğunda bilgisayarında yazılım programı ile ilgili bilgilerin bulunması doğaldır. Davacının bilgisayarında tespit edilen yazılım kopyasını şirket aleyhine veya kişisel çıkarları yolunda kullandığı kanıtlanmış değildir. Bu nedenle, salt bilgisayarında şirkete ait yazılım programı kopyasının bulunmuş
olması fesih için geçerli neden kabul edilemez. Mevcut olgulara göre, feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakla, davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)... 5.İş Mahkemesinin 31.1.2007 gün ve 142-5 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-)İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3-)Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan ( 48.50 ) YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 9.7.2007 tarihinde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy