9. Hukuk Dairesi 2007/15758 E., 2007/20899 K. GECİKTİRİCİ SEBEP ÜCRET ZAMANAŞIMI DEF'İ
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki , kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma , ikramiye, hafta tatili , bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.6.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Y.V. ile karşı taraf adına Avukat M.K. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere gore, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin işyerinde çalıştığı süreler taraflar arasında tartışmalıdır. Davaya konu olan dönem içinde davacının farklı işyerlerinden sigorta pirimlerinin ödendiği görülmektedir. Mahekemce bu konu üzerinde yeterince durulmamıştır. Davacının davalı işverene ait işyerinde çalıştığını iddia ettiği dönem içinde davalı şirket dışında prim ödemeleri bulunan işverenler bakımından gerekli araştırmaya gidilmeli, işe giriş bildirgeleri ile diğer belgeler getirtilerek, anılan işyerleri ile davalı şirket arasında bir ilişki olup olmadığı belirlenmelidir. Sigorta kayıtlarında yer alan işverenler ile davalı işveren arasında işyeri devri, ödünç iş ilişkisi, hizmet akti devri ya da asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Islah dilekçesi verilerek dava konusunun arttırılmasından sonra davalı vekili usulüne uygun şekilde zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Mahkemece anılan savunma üzerinde durulmamış ve denetime elverişli bir hesap raporu alınmaksızın karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan ve kim tarafından yapıldığı belli olmayan ve ıslahtan sonra zamanaşımı definin esas alındığı belirtilen hesap raporu da davalı tarafça kabul edilmemiştir. Hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
4-Davacı işçinin ücreti taraflar arasında tartışmalıdır. Davacı işçi son ücretin 1.600YTL olduğunu ileri sürmüş, davalı işveren bahşişler dahil olmak üzere 800YTL ödendiğini savunmuştur. Mahkemece ücret araştırmasına gidilmiş, İstanbul Ticaret Odası cevabi yazısında bordrolarda geçen ücretin ödenmiş olabileceğini açıklamıştır. Davacı tanıkları iddiayı doğrulayan anlatımda bulunmuşlarsa da, her iki davacı tanığının da fesih tarihine yakın tarihlerde işyerinde çalışmadıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle beyanlarına göre sonuca gidilmesi doğru olmaz. Davalı tanıkları ise bahşişler dahil olmak üzere, garsonlar için 800YTL ve şefler için 900YTL ücret ödendiğinden söz etmişlerdir. Davacının şef olarak çalıştığı tartışmasızdır. Buna göre ücretin 900YTL olarak kabulü gerekirken 1000YTL ücret üzerinden hesaplamaya gidilmesi de doğru değildir. Bu yönden de bilirkişiden ek hesap raporu alınarak bir karar verilmelidir.
5.1475 sayılı yasa döneminde hak kazanılan izinler anılan yasaya göre ve 4857 sayılı İş Kanunu döneminde doğan izinler ise belirtilen kanun hükümlerine göre hesaplanmalıdır. İzin ücreti yönünden tüm süre için 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre hesaplama yapılması hatalı olmuştur.
6-Davacı tanıkları işyerinden 2000 yılında ayrılmış kişilerdir. Fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücretleri yönünden ise anılan tanık beyanlarına itibar edildiğinden bahisle 2005 yılına kadar hesaplama yapılmıştır. Davacı tanıklarının beyanlarının işyerinden ayrıldıkları tarih sonrası için dikkate alınması doğru olmaz. Davacı tanıklarının çalışmadıkları dönem için davalı tanık beyanlarına itibar edilerek hesaplama yapılmalı ve buna göre sonuca gidilmelidir.
7-Davacının ücretinin asgari ücret ve bahşiş verilmesi suretiyle ödendiği tartışmasızdır. Fazla çalışma ve bayram tatili ücretlerinin zamsız kısmının ücretin içinde ödendiği kabul edilerek, sadece zamlı kısmının hesaplamada dikkate alınması gerekirken, aksine hesaplamanın yapıldığı bilirkişi raporunun hükme esas alınması da doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 500 YTL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.6.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy