(4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Demirtaş Tuna tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı işyerinde şoförlük yapmakta iken 27.1.2001 tarihinde dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet verecek şekilde trafik kazasına karıştığını, bu nedenle iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının 8/8 kusurlu olarak dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme ve yaralamaya sebebiyet verdiği nedeniyle 1475 sayılı Yasanın 17/II-e ve h maddeleri gereğince iş akdinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının kaza yapıp cezaevine girmesinden sonra iş akdinin feshi konusunda hiçbir işlem yapılmadığı, hatta davacının eşinin 2.5.2002 tarihli dilekçe ile davalıya başvurarak eşi için kıdem tazminatı talep ettiği, davalı tarafın Eskişehir Bölge Çalışma Müdürlüğünden görüş sorduğu, altı günlük ve bir yıllık sürelerin geçirildiği ve devamsızlığının da zorlayıcı ve haklı sebepten kaynaklandığı gerekçesiyle, ihbar tazminatı isteğinin reddine, kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık feshin hak düşürücü sürede gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde iş akdinin 27.11.2001 tarihinde tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verecek şekilde trafik kazasına karıştığını, bu suçtan dolayı iş akdinin feshedildiğini açıklamıştır. Davalı Belediye, Sosyal Sigortalar Kurumuna 27.11.2001 günü işyerinden çıkış tarihi olarak bildirmiştir. Bu durumda 6 günlük veya bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğinden söz edilemeyecektir. Dava dilekçesinde beyan ettiği tarih ve SSK na bildirilen çıkış tarihi dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile kıdem tazminatı talebinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.06.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy