(4857 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı davalı işyerinde fizyoterapist olarak çalışmakta iken, sağ tarafında kısmi felç belirtileri ile rahatsızlandığı, fizik tedavi alması önerildiği, beyni besleyen damarlarda daralma olduğu, çıkan meslek hastalığı nedeni ile sağlığının ciddi şekilde tehlikeye girdiği, davalıdan sağlık durumu dikkate alınarak çalışma şartlarının düzenlenmesi talep edilmesine rağmen olumlu bir yanıt alamaması üzerine işten ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı hastalığın meslek hastalığı olmadığını, davacının yakalandığı hastalığın toplumun her kesiminde çalışanlarda görülebileceğini, çalıştığı işin niteliği ile bir bağlantısı olmadığını, iddia edildiği gibi fizyoterapistlerin çalışma şartlarının ağır olmadığını, çalışma koşul ve saatlerinin kendi istekleri doğrultusunda düzenlendiğini, istifa ederken usulüne uygun sağlık raporu sunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan sağlık raporu ve tanık beyanlarına göre davacının hastalığının yaptığı işten kaynaklanmadığı, işini yapması durumunda sağlığı için bir tehlike oluşturmadığı, ayrıldıktan sonra özel bir hastanede fizyoterapist olarak aynı işte çalışmaya başladığı, feshin haklı olmadığı kanaati ile isteğin reddine karar verilmiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin sağlık nedenleri ile iş akdini feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları 4857 Sayılı Kanunun 24/I- a maddesidir. Sözü edilen hükümlere göre İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması durumunda işçinin iş akdini haklı olarak feshetme imkanı doğmaktadır. Davacı işçinin iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olup olmadığının tespiti için mahkemece alınan 09.04.2007 tarihli sağlık raporunda rahatsızlığın tanımı tıbbi olarak tam olarak belirtilmediği gibi raporda belirtilen Rahatsızlığının işten kaynaklanmadığı, işini yapması halinde sağlığı için bir tehlike oluşturmadığı, hastalığı ile işi bağdaşmamaktadır. şeklindeki açıklama kendi içinde çelişkilidir. Söz konusu rapor 4857 Sayılı Kanunun 24/I-a maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için yeterli değildir.
Mahkemece davacı işçinin Adli Tıp veya Üniversite Hastanelerine sevki ile 4857 Sayılı Kanunun 24/I-a maddesi uyarınca İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı yolunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy