(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 113) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.4.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Fatih Ondin geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında yargılama ve icra inkar tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi kısmi davada fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu belirterek bakiye kıdem tazminatı ile işlemiş faiz istekleriyle 6.1.2006 tarihinde davalı borçlu aleyhine genel haciz yoluyla icra takibinde bulunmuştur. Davalı borçlu süresi içinde borca ve faize itiraz etmiş bunun üzerine takip durmuştur. Davacı süresi içinde açmış oldu bu davada, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş ve ayrıca kısmi davada kıdem tazminatının belirlendiğinden bahisle yüzde kırktan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı talep edilmiştir.
Mahkemece, kıdem tazminatı yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, işlemiş faiz bakımından ise itirazın kısmen iptaline karar verilmiş ve icra inkar tazminatı isteği reddedilmiştir.
Hükmü davacı vekili süresi içinde temyiz etmiştir.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının yüzde kırkından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir.
Davacı işçinin açmış olduğu kısmi davada alınan bilirkişi hesap raporu ile kıdem tazminatı miktarı belirlenmiş ve taleple bağlı olarak hüküm kurulmuştur. Davalı işverenin temyizi üzerine Dairemizce 12.10.2005 tarihinde verilen kararla kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yönleri bozma dışı kalmak suretiyle kesinleşmiş ve karar, avukatlık ücreti yönünden bozulmuştur. Bu durumda davacı işçinin kıdem tazminatı 12.10.2005 tarihinde tamamen belirli hale gelmiştir. Davacının bu tarihten sonra 6.1.2006 tarihinde başlattığı icra takibinde de bakiye kıdem tazminatını talep ettiği görülmektedir. Bu durumda icra takibine borçlu işverenin itirazı haksız olmakla, icra takibine konu kıdem tazminatı tutarı için icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. Mahkemece aksine düşünceyle isteğin reddi hatalı olmuştur.
2-) Davacı işçi daha önce açmış olduğu kısmi davada fazlaya dair haklarını saklı tutmuş ve kıdem tazminatı olarak 950 YTL talep etmiş, faiz isteğine yer verilmemiştir. Mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiş, faize dair hüküm kurulmamıştır.
Davaya konu icra takibinde ise davacı işçi kıdem tazminatının tamamı için işlemiş faiz isteğinde bulunmuştur. Kısmi davada faiz hakkı saklı tutulmuş olmakla bu yöndeki talebin asıl borç tamamen ödeninceye kadar ve zamanaşımı süresi içinde istenmesi mümkündür. Gerçekten Borçlar Kanununun 113. maddesinde, asıl borcun sona ermesi durumunda feri hakların da sona ereceği hükme bağlanmıştır.
Davacının kısmi davadaki talebi doğrultusunda hüküm altına alınan 950 YTL tutar icra takibinden önce ödenmiş olsa da, icra takibinin ve bu davanın konusu bakiye kıdem tazminatı olmakla, davacı işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı tam olarak ödenmiş değildir. Bu durumda daha önce ödenen kısım için dahi, faiz isteme hakkı sona ermemiştir.
1475 sayılı Yasanın 14. maddesine göre kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshi anında ödenmesi gerektiğinden, kısmi davada hüküm altına alınan ve icra takibinden önce ödenen miktar bakımından ödeme tarihi, bakiyesi için ise bu davaya konu icra takibinin başlatıldığı tarihe kadar işlemiş faiz hesabı yapılmalı ve bu yönde itirazın iptali yönünde hüküm kurulmalıdır. Davacının kıdem tazminatı faizi talebinin icra takibine konu miktarla sınırlandırılması doğru değildir. Kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 550 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy