(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 46, 53)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, hafta tatili, bayram tatili, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, maaşının sürekli geç ödendiğini, işveren temsilcisinden bu durumun düzeltilmesini istediği zaman ise hakaret edilerek işine son verildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatları ile hafta tatili, bayram tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı ise maaşına keyfi şekilde zam istediğini, talebi kabul edilmeyince istifa dilekçesi vererek işten ayrıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece istifa dilekçesinin hile ile alındığına ilişkin somut delil ibraz edilmediği akdin haklı bir neden olmaksızın davacı tarafından feshedildiği gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı istekleri, ibranameye itibar edilerek de hafta ve bayram tatili ücretleriyle yıllık izin ücreti alacakları reddedilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık akdin kimin tarafından ve ne şekilde feshedildiği noktasındadır. Dosya içerisinde mevcut istifa dilekçesinde davacı şahsi nedenlerden dolayı ayrıldığını belirtmiş, yargılama aşamasında ise işyeri müdürünün ihbar ve kıdem tazminatını ödeyeceklerini, alacaklarını aldığına dair belgeyi imzalaması gerektiğini söylemesi üzerine işverene güvenerek ibranameyi imzaladığını ifade etmiştir.
Mahkemece dinlenen davacı tanıkları işletme müdürünün çalışanlara baskıcı bir tutum içerisinde olduğunu, davacıya karşıda aşağılayıcı söz ve davranışlarda bulunduğunu söylemişlerdir. Davalı tanığı Mehmet'te işyerinde yaşanan bir tartışmadan sonra davacının ayrıldığını ifade etmiştir. Dosya içeriğinden işverenin işçisine sürekli hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Davacının istifa dilekçesinde kullandığı ifade bu çalışma ortamından kurtulmak için verilmiş bir beyan olup gerçek istifanın hüküm ve sonuçlarını doğuracak nitelikte değildir. İşçinin terk suretiyle haklı feshi bulunmakta olup kıdem tazminatına hükmedilmesi gerekirken anılan isteğin reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy