(4857 S. K. m. 20, 29)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, Tekstil sektöründeki kriz, talep ve sipariş azalması ve stokların artması, kur baskısı, satışların düşmesi ve zarar edilmesi gibi ekonomik gelişmelerin üretimde daralma ve giderlerin düşürülmesi tedbirlerini zorunlu kıldığı, bu daralma nedeni ile iş gücü fazlalığı meydana geldiği, bu kapsamda öncelikle fazla mesailerin kaldırıldığı, izinlerin kullandırıldığı, bazı makinelerin müştemilatı ile birlikte elden çıkarıldığı, organizasyona gidildiği, yeni çalışma yöntemlerine geçildiği, kimi bölümlerde 7li çalışma düzenine son verildiği, ancak bu tedbirlerin yeterli olmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca Toplu İşçi Çıkarılmanın zorunlu hale geldiği, bu kapsamda kurumlara yazı yazıldığı gerekçesi ile davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
Mahkemece, işyerinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, işverenin 2005 yılı itibari ile zarar ettiği, stoklarında artış olduğu, dokuma tezgahlarını değiştirdiği, bazı bölümlerde 7li çalışma sisteminden 6lı çalışma sistemine geçtiği, bu şekilde işyerinde %15-16 oranında işçi fazlalığı ortaya çıktığı, davalı şirketin henüz faaliyete geçmeyen ancak inşaatı devam eden
şirketine ortak olduğu, bu şirkete işçilerin aktarılması iddiasının faaliyete geçmeme nedeni ile yerinde olmadığı, işletmeden kaynaklanan neden bulunduğu, davalı işverenin toplu işçi çıkarma kararı aldığı ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesine uygun olarak uyguladığı, bu kapsamda öncelikle TİSdeki tenkisat kuralına uyması gerektiği, kıdemi az olan, sicili bozuk ve verimi az olan işçileri çıkarmasının yerinde olduğu, davacının da bu kapsamda çıkarıldığı, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalı işverenin ekonomik nedenlerle bir takım işletmesel kararlar aldığı, bu kapsamda toplu işçi çıkarılmasının söz konusu olduğu, davalı işverenin toplu iş sözleşmesine taraf sendika ile toplu işçi çıkarılması konusunda anlaşmaya vardığı ve bu kararı uyguladığı, işverenin 2005 yılı itibari ile zarar ettiği, stoklarında artış olduğu, dokuma tezgahlarını değiştirdiği, bazı bölümlerde 7li çalışma sisteminden 6lı çalışma sistemine geçtiği, bu şekilde işyerinde %15-16 oranında işçi fazlalığı ortaya çıktığı, toplu işçi çıkarılması için işletmeden kaynaklanan nedenler bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan toplu işçi çıkarılmasında davalının taraf olduğu sendika ile imzaladığı toplu iş sözleşmesinin 27. maddesinde, toplu işçi çıkarılması için prosedür öngörülmüş, burada önce deneme süresini doldurmamış, sonra emekliliği gelen, daha sonra sicili bozuk ve verimi az olan ve en son kıdemi az olan işçilerin öncelikle çıkarılacağı belirtilmiştir. Davacının kıdemli işçi olduğu, emekliliği gelmediği ve veriminin azlığı ile sicili konusunda bir olumsuzluğunun bulunmadığı, bu konuda kanıt sunulamadığı anlaşılmaktadır. Nitekim bilirkişinin tespiti de bu yönde olup, davalı işverenin öngörülen kurala uymadığı anlaşılmaktadır. Davalı işverenin öngörülen kurala uymaması, iş sözleşmesinin feshini geçersiz kılar. Davanın kabulü yerine reddi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE VE DAVACININ İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen, davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 60,00 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre, 450,00 YTL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 19.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy