(1086 S. K. m. 83, 432) (5521 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı fazla mesai, hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde temyiz olunabilir.
Karar, 26.12.2006 tarihinde davalı vekiline usulüne uygun olarak tefhim edilmiş olup sekiz günlük süresi geçtikten sonra 31.1.2007 tarihinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz harcı da yatırılmamış olduğundan HUMK.nun 432/4 maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin REDDİNE,
2- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davacı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı ıslah talebinden önce usulüne uygun zamanaşımı def'inde bulunmadığı halde, ilk bilirkişi raporunda dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreye ilişkin hesaplama yapılmıştır. Davalının ıslah talebinden sonra zamanaşımı def'inde bulunmuş olduğu dikkate alınmadan bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaya göre karar verilmiş olup, tarafların temyizi sonucu Dairemizin 2004/9551 E- 26743 K Sayılı bozma kararı verilmiştir.
Bozmaya uyulmasına karar verilerek yeniden alınan 28.6.2005 tarihli bilirkişi raporunda ise davalının ıslah tarihine göre zamanaşımı def'inde bulunduğu dikkate alınmadan tüm çalışma süresine göre yapılan hesaplamaya göre karar verildiğinden, bu karar da Dairemizin 2005/34644 E- 39520 K Sayılı bozma kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan 25.8.2006 tarihli ek bilirkişi raporunda da önceki iki rapor arasındaki fark miktarlar belirlenmiş, mahkemece bu miktarlar esas alınarak karar verilmiştir.
Dava dilekçesi ile talep edilen miktarlar yönünden ıslah tarihine kadar zamanaşımı def'i söz konusu olmadığından, işe giriş tarihi 1.10.1995'den itibaren yapılan hesaplamada dava dilekçesi ile talep edilen miktarla bağlı olarak karar verilmelidir. Islah tarihine göre zamanaşımı def'i dikkate alınarak zamanaşımına uğramayan alacaklar için hüküm kurulması gerekirken, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy