(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 46, 47)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Betin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davalı davacının fazla çalışma ücretlerini aldığını ve ibraname verdiğini savunmuştur. Mahkemece gerekçeli kararda ibranamenin verildiğinden bahsedilmiş ise de geçerli veya geçersiz olup olmadığı yönünde açık bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Davalı tarafça ibraz edilen ve imzası inkar edilmeyen ibranamede fazla çalışma ücreti alacaklarının alındığı belirtilmiştir. Buna rağmen fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
2- İşyerinde 1.7.1995 - 30.6.1996 tarihleri arasında yürürlükte kalan TİSde kıdem tazminatının 45 gün üzerinden hesaplanacağı kararlaştırılmış, bu tarihten sonra akdin feshi tarihine kadar yeni bir TİS imzalanmamıştır.
Davacı TİS sona ermeden 17.5.1996 tarihinde TİSne taraf işçi sendikasından istifa etmiş ve istifa gerçekleşmiştir. Başka bir anlatımla TİSnin sona erdiği 30.6.1996 tarihinde davacı taraf işçi sendikasının üyesi olmadığı gibi, TİSdende yararlanmamaktadır. Bu nedenle TİSnin davacı yönünden hizmet akdi olarak devam ettiğinin kabul edilmesi mümkün değildir. Davacının kıdem tazminatının işveren tarafından 30 gün üzerinden hesaplanıp ödenmesi doğrudur. Bu sebeple Mahkemenin 45 gün üzerinden yapılan hesaplamaya değer vererek fark kıdem tazminatını hüküm altına alması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy