MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin yapmakla ödevli olduğu görevleri hatırlatıldığı halde, yapmamakta ısrar etmesi nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini, saha satış müdürü olan davacının günlük ziyaretlerini yapmadığı, gerçekleştirdiği satışların hedeflerin altında kaldığını, daha önce mail yolu ile uyarıldığını, davacıya tazminatlarının ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü ve beklenen performansı verememesi nedeni ile feshedildiği, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Her şeyden önce, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 275. maddesinde belirtildiği gibi, mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin görüşüne başvurabilir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Somut uyuşmazlıkta davacının davranışlarından kaynaklanan haklı yada geçerli nedenle iş sözleşmesinin feshi konusunda mahkemece hukukçu bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkeme hakiminin genel hukuk bilgisi ile çözümlenmesi mümkün olan bu konuda bilirkişi dinlemesi yönüne gitmesi anılan usul kuralına aykırıdır.
Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2.maddesine göre feshin geçerli yada haklı bir nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.
Dosya içeriğine göre, Saha satış müdürü olarak davalı işyerinde çalışan davacının 2004 yılı performans değerlendirilmesinde not ortalamasının başarılı olarak nitelendirilen 3 olarak belirlendiği, 2005 yılı performans değerlendirilmesinde ise not ortalamasının kısmen başarılı olarak kabul edilen 2 ortalamasının üzerinde 2,3 olduğu ve bu değerlendirmenin fesihten 2 gün önce yapıldığı, davacı işçiye bu değerlendirmeden sonra yazılan uyarı yazısı ile, “satış hedeflerinin gerçekleştirilmesi ve buna bağlı olarak performansının incelendiğinde beklenen minimum hedefin altında kaldığı, devam etmesi durumunda iş kanununun gerektirdiği cezai yaptırımların uygulanacağı ihtar edileceği, tebliği ile varsa savunmasını vermesinin” istendiği, davacının bu yazı üzerine hedeflerin altında kalmayı dış etkenlere bağladığı, işveren tarafından bu ihtarın hemen ardından herhangi bir süreç beklenmeksizin iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut bu maddi olgulara göre, daha önce yapılmış bir ihtar ile davacı işçinin görevlerini yapmadığına dair bir kanıt sunulamadığından fesih yazısında belirtilen haklı neden koşulları oluşmamıştır. Kaldı ki davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmediği, davalı işverenin de kabulündedir.
Geçerli neden olan performans düşüklüğü değerlendirilmesine gelince; davacının değerlendirme formlarında not ortalamaları başarısız olduğunu göstermemektedir. Aksine kısmen başarılı olduğu şeklinde not değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca bu değerlendirmenin objektif bir değerlendirme olduğundan söz edilemez. Performans ve verimlilik sonuçlarının geçerli bir neden oluşturabilmesi için, belirli ölçütler konulması ve bunların çalışan tarafından bilinmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta böyle bir değerlendirmenin yapılacağı, davacıdan hangi satış hedeflerini gerçekleştirmesi gerektiği önceden davacıya bildirilmediği gibi, sonuçlarının ne olacağı da tebliğ edilmemiş, son değerlendirme ve uyarı yazısından sonra süreç beklenmeden fesih yoluna gidilmiştir. Beklenen satış hedeflerinin gerçekleşmemesinin davacının ziyaretleri yapmama davranışlarından kaynaklandığı kanıtlanmamıştır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 29 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile karar verildi.02.07.2007