MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı , feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, işyerinde genelde erkek eleman çalıştırıldığını, kadın istihdamının arttırılması ve fabrikaya modern bir çehre kazandırmak için ilk kez bayan işçi alındığını, ancak üç kadın bulunduğunu, bu uygulamanın başlamasından kısa bir süre sonra davacının anne, babası ve oğlunun işyerine gelerek, mesai arkadaşı bir bayan işçi ile ilişkisinden dolayı evine gitmediğini bildirmesi üzerine, işyerinde ahengi bozan bu tür bir olay üzerine Disiplin Kurulunun toplandığını ve alınan ifadelerden sonra yapılan değerlendirmeler sonucu yürürlük TİS eki iç yönetmeliğin 37/30 maddesi uyarınca işyeri disiplin ve ahengini bozan davranış nedeni ile davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının bir bayan işçi ile gönül ilişkisi nedeni ile işini aksattığının sabit olduğunun kanıtlanmadığını, gönül ilişkisinde bulunmanın cinsel taciz niteliğinde sayılmayacağı, bayan işçinin şikayetinin bulunmadığı, davacının sataşmasının da kanıtlanmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II.c ve d fıkralarındaki nedenlerin gerçekleşmediği, feshin haklı ve geçerli nedenlere dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.Söz konusu geçerli nedenler, İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Dosya içeriğine göre, evli olan davacının işyerinde çalışan bir bayan işçi ile gönül ilişkisine girdiği, işyerinde ara dinlenmelerde bir araya geldikleri, davacı işçinin bu ilişkisi nedeni ile evine gitmediği, eşi ile ayrılma aşamasına geldiği, ailesinin durumu öğrenmesi üzerine iki kez işyerine geldiği ve işyeri temsilcilerine bu konuyu ilettiği, işverenin bu nedenle soruşturma başlattığı, gönül ilişkisine giren bayan işçinin istifa ederek işyerinden ayrıldığı ve davacının iş sözleşmesinin Disiplin Kurulu kararı ile yürürlük TİS’in eki iç yönetmeliğin 37/30 maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır. Evli olan davacının işyerinde bir bayan işçi ile gönül ilişkisine girmesi sonrası, davacı işçinin ailesinin işyerine gelmesi, bayan işçinin bu olay sonrası işyerinde ayrılması nedeni ile işyerinde olumsuzluklar yaşandığı ve bu olumsuzlukların davacının davranışlarından kaynaklandığı açıkça anlaşılmaktadır. Davacının davranışlarından kaynaklanan bu nedenlerin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesindeki nedenler kapsamında bulunmaması, feshin geçersizliği sonucunu doğurmaz. Davacının davranışlarından kaynaklanan bu nedenler, haklı neden niteliğinde olmamakla birlikte, işyerinde olumsuzluklara yol açtığından geçerli neden olarak kabul edilmelidir. İşyerinde ilk kez bayan işçi çalıştıran işveren, davacının bu tür davranışı ile zor durumda kalmış ve işveren açısından iş ilişkisinin sürdürülmesi olanağı kalmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak , 2.7.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy