MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı , feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı ... Bakanlığı, davacının kendi isteği ile tüm yasal hak ve alacaklarını alarak okuldan ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının yaptığı temizlik işinin temizlik şirketine verildiği ve özellikle davacının işe iade davası açmadan önce aynı davalı aleyhine ihbar ve kıdem tazminatı isteği ile dava açtığı hususu göz önüne alınarak feshin geçerli nedene dayandığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle davalı ... İlköğretim Okulunun tüzel kişiliği bulunmadığı için anılan okulun bağlı bulunduğu ... Bakanlığı’na dava yöneltilmek suretiyle husumette yanılma giderilmiş olduğundan anılan Bakanlığın davalı olarak değerlendirilmesi gerekir. ... Bakanlığının dahili davalı olarak kararda belirtilmiş olması doğru olmamıştır.
Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19.maddesine göre fesih bildirimin yazılı yapılması ve fesih nedeninin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi gerekir. Somut olayda, dosya içeriğine göre davacı işçinin iş sözleşmesi yazılı bir fesih bildirimi yapılmadan davalı işverence feshedilmiştir. Davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteği ile dava açmış olması feshin geçersizliğini talep etmesine engel değildir. Zira, ihbar ve kıdem tazminatı ayrı bir davanın konusu olup, halen derdesttir. Dairemiz uygulamasına göre bu gibi durumlarda işe iade davasının tazminat davası yönünden bekletici mesele yapılması gerekir. Mevcut olgulara göre fesih geçerli nedene dayanmadığından davacının işe iade isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)... 2.İş Mahkemesinin 26.1.2007 gün ve 1252-5 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-)İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3-)Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan ( 29.60 ) YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 2.7.2007 tarihinde karar verildi.