(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine göre karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 5.2.2001 tarih ve 6 sayılı kararıyla 6.2.2001 tarihinden itibaren özelleştirme kapsam ve programına alınan, 5.2.2002 tarih ve 6 sayılı kararıyla özelleştirme stratejisi yeniden tespit edilerek, 31.3.2002 tarih ve 2003/12 sayılı kararıyla yeniden yapılandırılmasına karar verildiğini, pazar payındaki düşüş ile birlikte, hem sigara üretiminde hem de tütün üretim ve alımlarında önemli ölçüde gerileme kaydedildiğini, tütün üretimi azalarak minimum seviyeye indiğini, bazı işletme müdürlükleri ve mülhakatlarında tütün işleme ve bakımının sona erdiğini, iş hacminde %80 gibi önemli bir oranda daralma meydana geldiğini, karlılık seviyesinin iyileştirilmesi ve üretimin arzu edilen düzeyde tutulabilmesinin tütün üretimi ve alımlarının azalmasına, organizasyonel küçülme, pazar paylarındaki değişim nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazanmış işçilerin işten çıkarıldığını, bu kapsamda olan davacının iş sözleşmesinin de tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacının çalıştığı birimde ihtiyaç duyulan personel sayısının belirlenmediği, norm kadro uygulamasının yapılmadığı, performans değerlendirmesinin yapılmadığı, verim düşüklüğü ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, feshin son çare olması ilkesinin göz önünde bulundurulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemiz uygulamasına göre işyerinde ekonomik, teknolojik, yeniden yapılanma gibi işletme içi veya işletme dışı nedenlerle meydana gelen işgücü fazlalığından dolayı işçi çıkarılmasında emekliliğe hak kazanmış olanların seçilmesi ve bu durumdaki personelin objektif ve genel bir uygulamaya tabi tutulması geçerli neden kabul edilmektedir. Somut olay bakımından, davalı işverenin savunmasında belirttiği nedenler işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını gerektirmektedir. Öncelikle işgücü fazlalığının doğup doğmadığı, davalı işverence işgücü fazlalığı savunması ile çelişkili uygulamalarda bulunulup bulunulmadığı, fesihten önce ve sonra yeni işçi alınıp alınmadığının belirlenmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; işletme, muhasebe ve hukuk konularında uzman olan üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılarak işyerinde işgücü fazlalığının oluşmasına neden olan ekonomik, teknolojik veya yeniden yapılanma gibi olgular bulunup bulunmadığını saptamak, buna bağlı olarak fesih tarihi itibariyle işçi fazlalığı bulunup bulunmadığı, fesih öncesi ve sonrası yeni işçi alınıp alınmadığı, işçi fazlalığı söz konusu ise emekliliğe hak kazanmanın ölçüt olarak dikkate alınıp alınmadığı, alınmış ise bunun objektif ve genel bir uygulama ile istisnasız uygulanıp uygulanmadığını belirlemek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy