(1086 S. K. m. 428)
Dava: Davacı, toplu iş sözleşmesinden doğan bir kısım alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi işyerinde uygulanmış olan toplu iş sözleşmesinin 42. maddesinde öngörülen ücret artışının uygulanmadığını ileri sürerek ücret farkı, ikramiye farkı ve fazla çalışma ücreti farkı isteklerinde bulunmuştur. Dava sonra davacı vekili sözü edilen ücret artışı hükmü bakımından toplu iş sözleşmesinin uyarlaması davası olduğunu belirterek toplu iş sözleşmesinin 42. maddesinde Haziran 2004 dönemi ücret artışına bağlı istekler bakımından davayı atiye terk ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili de anılan işleme itiraz etmemiştir. Mahkemece toplu iş sözleşmesinin 42. maddesine dayanan istekler bakımından atiye terk sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu belirtilmişse de, aynı ücret artışına dayanan isteklerden ikramiye talebi dışında kalan ücret farklı ile fazla çalışma ücreti farkı isteklerinin kabulüne dair karar verilmiştir. Davacı tarafın atiye terk isteğinin ücret farkı ve fazla çalışma ücreti farkını da kapsadığı gözetilmeksizin hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-İşyerinde 2003 yılından itibaren uygulanan toplu iş sözleşmelerinde her yıl için 2 ton olmak üzere kömür yardımı öngörüldüğü dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Dava 2006 yılında açıldığına göre bilirkişi raporunda da 4 yıl için her yıl 2 ton olmak üzere 8 ton kömür yardımı hakkı olduğundan söz edilmiş, ancak hesaplama önceki yıllar için de hesaplama yapılmıştır. Ayrıca hesap raporunun sonuç kısmında 13 ton kömür yardımından söz edilmiştir. Mahkemece anılan rapora göre taleple bağlı kalındığı bildirilerek karar verilmiş olması da hatalı olmuştur.
4-Davacı işçi toplu iş sözleşmesinde öngörülen kıdemli işçiliği teşvik pirimin ödetilmesini talep etmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda işyerinde her 2 yıllık sürelerle yürürlüğe giren her toplu iş sözleşmesi dönemi için hesaplama yapılmıştır.
Toplu iş sözleşmelerinin 44. maddesinde işyerinde 5, 10, 15, 20 ve 25 yılını doldurmuş işçiler bakımından bir defaya özgü olmak üzere pirim ödemesi öngörülmüştür. Bu durumda davacı işçinin işe giriş tarihine göre belirtilen yılları doldurduğu tarihlerde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre bir defaya özgü olmak üzere teşvik pirimi hesabı yapılmalıdır. Her toplu iş sözleşmesi için ayrı ayrı hesaplama yapılarak isteğin kabulü de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy