(4857 S. K. m. 41) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuş, mahkemece işçiye aylık ücretin fazlası olarak yapılan ödemeler işverence sunulan aynı dönem bordrosunda fazla çalışma olarak tahakkuk ettirilmediği için fazla çalışma ücreti ödemesi olarak değerlendirilmemiş, istek konusu fazla çalışma ücretinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı bu yönden her iki davalı da temyiz etmiştir.
Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre (1.4.2008 gün, 2007/15191 E, 2008/7266 K), imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının yazılı delille kanıtlanması gerekir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı işçinin fazla çalışmaların ispatı noktasında yazılı bir delili bulunmadığına göre, imzalı ücret bordrosunda fazla çalışma ücreti tahakkuku yer alan dönemler ile işçinin banka hesabına yapılan ödemelerin ait olduğu dönemler fazla çalışma hesabında dikkate alınmamalıdır. Ancak daha önce, davacının banka hesabına ücretin dışında yapılan ödemenin mahiyetinin araştırılması gerekir. Davacı işçi ücretin daha yüksek olmasına rağmen işverence sigorta primini eksik ödemek için düşük ücretten bordro tanzim edildiğini, bankaya yapılan ödemelerin tamamının ücret olduğunu ileri sürmüştür. Davalı işveren ise, bordro ve tahakkuk evrakında yer almasa da bankaya yapılan ücreti aşan ödemelerin fazla çalışma ücreti olduğunu savunmuştur. Davalı tanıklarından biri, gün içinde yapılan sefer sayısına göre pirim ödemesinin varlığından söz etmiştir. Dosyada işçinin banka hesabına yapılan ödemelerle ilgili başkaca bir bilgi bulunmamaktadır. Mahkemece işçinin banka hesabına yapılan ödemelerin mahiyeti araştırılmalı gerekirse bu yönde tanıklar yeniden dinlenmelidir. Hükmü davacı temyiz etmediğinden davalı yararına oluşabilecek usulü kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek fazla çalışma ücreti konusunda bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy