(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41) (4447 S. K. m. 50) (818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, manevi tazminat alacağı, işsizlik ödeneği alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının, iş sözleşmesini sevkiyatına gittiği müşteriden ürün çaldığı gerekçesiyle feshettiğini, olayla ilgisinin olmaması nedeniyle bu durumun kendisini manevi olarak etkilediğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, manevi tazminat ve işsizlik sigortasından yararlanamama nedeniyle kazanç kaybı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 4857 Sayılı Yasanın 25/2-e maddesi gereğince tazminatsız olarak feshedildiğini, davacının Gima Mağazasına ait ürünleri çalarken yakalandığını, bu konuda ayrıntılı tutanak tutulduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Davalının iş akdinin davalı tarafından İş Kanununun 25/2-e bendi gereğince hırsızlık yapmasından dolayı feshedilmiş ise de, 4.10.2006 tarihli tutanakta olayın yanlış anlamadan kaynaklandığının beyan edildiği ve ihbarla ilgili işlem yapılmadığının belirtildiği, taraf tanıklarının beyanı nazara alındığında, davacının olayla bağlantısı olduğunu gösterir herhangi bir somut delil bulunmadığının anlaşıldığı, davalının tazminat gerektirmeyecek şekilde iş akdinin feshedildiğini kanıtlayamadığı bu nedenle davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın ihbarsız olarak feshedildiğinin kabulü gerektiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı Davacının manevi tazminat talebinin yukarıda bahsedildiği şekilde davacının feshe dayanak gösterilen hırsızlık olayı ile bağlantısı olduğuna ilişkin somut herhangi bir delil bulunmadığı ancak davacının eylemi yapmadığına ilişkin kesin delillerinde bulunmadığı nazara alınarak manevi tazminat talebinin reddine, her ne kadar davacı tarafından işsizlik ödeneğinden yararlanamama nedeni ile talepte bulunulmuşsa da; İşsizlik ödeneğinin muhatabının İş Kur Genel Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle kıdem, ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücreti talebinin kabulüne, manevi tazminat ve işsizlik ödeneği talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda; mahkemece, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmişse de, davacının, davalının satış yaptığı şirkete ait mağazadan hırsızlık yaptığına ilişkin tutanak ve davacı ile önceye dayalı husumeti bulunmayan davalı tanıklarının tutanak içeriğini ayrıntılı şekilde açıklayıp doğrulayan anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, davacının feshe konu eylemine ilişkin olarak davalı işverenin, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabul hükmü kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy