(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 75)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N.Taşdelen tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalının taraflar arasındaki iş akdini haksız olarak feshettiğini belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin hüküm altına alınması talep edilmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece kıdem tazminatına dair talebin reddine ihbar tazminatına ilişkin talebin ise kısmen kararı kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında hizmet süresi, buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanma ve ihbar tazminatı tutarı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece hizmet cetvellerine itibar edilerek hizmet süresi belirlenmiş ve işçinin kıdemi 1 yılın altında kalmakla kıdem tazminatı bakımından talebin reddine ve ihbar tazminatı bakımından ise talebin kısmen kabulüne karar verilmişse de, hizmet cetvelleri işverenin çalışanlarla ilgili tek taraflı bildirimi ile oluşturulan kayıtlar olmakla davacı hizmet cetvellerinde gösterilen süreden daha uzun süre çalıştığını her türlü delille ispat edebilecektir.
Bu bağlamda davacının davasını ispat bakımından mahkemeye bildirdiği tanıklardan Süleyman Albayrak; Davalı işyerinde 2002 yılında 2 ay kadar çalışıp çıktım, 1 yıl sonra tekrar girdim yine iki ay kadar çalışıp ayrıldım, tam tarihleri bilmiyorum. Benim ilk işe girdiğimde davacı davalı iş yerinde çalışıyordu. İkinci girişimde de halen oradaydı, sonrasını bilmiyorum... tanık Yusuf Aşık, ...eşim davalıların deri ve tekstil işyerinde 2002 yılı ekim ayında işe başlamıştı, 2006 yılına kadar devamlı çalıştı, 2006 yılı mayıs ayında işten çıkartıldı, neden çıkartıldığını bilmiyorum... şeklinde beyanlarından davacının hizmet cetvelinde belirtilen sürelerden daha fazla bir zaman çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hizmet süresinin tam olarak belirlenmesi bakımından işyerinin faaliyet süresinin tespiti gerekmekte olup, iş yerinin faaliyet süresinin tespiti için SGK ve idari birimlerden gerekli belgelerin celbedilmesi, gelen belgelere göre bir kanaate ulaşılamaması halinde hizmet süresi bakımından tekrar tanıkların ifadesine başvurarak gerekirse HUMK 75. maddesi gereğince davacının beyanını alarak ve son olarak bir sonuca varılamaması halinde ise davacı tarafça dava dilekçesinin deliller başlıklı bölümünde ...ve sair her türlü delil ibaresine yer vermekle davacı tarafa yemin deliline dair hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy