(818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, uğranılan banka zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının banka müdürü olduğunu, görev yaptığı sırada kanunlarına ve bankacılık ilkelerine aykırı olarak hareket ettiğini, bir kısım çeklerin karşılığı olmadığı halde çek tutarlarının hesapta olduğunu ve bloke edildiğini bildirdiği, banka müşterisi Akar Koli Şirketinin kredi hesabından bir kısım kişilere ödemelerde bulunduğunu Setim İnşaat Şirketinin sermaye artışı ile ilgili tahsil etmediği halde tahsil edilmiş gibi yazıyı Sanayi Ticaret Bakanlığına yazdığını belirterek:
Bloke şerhi vermekten dolayı faizler hariç 1.500.000.000 TL, Setim İnşaatla ilgili olarak 296.295.000 TL,
Usulsüz ödemelerle ilgili olarak da 2.000.000.000 TL civarında zararlar meydana geldiğini, davalının bankayı zarara uğrattığını bildirip, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 500.000.000 TL tazminat talebinde bulunmuştur. 12.06.2005 tarihli açıklama dilekçesi ile,
Sermaye artırımı işleminin usulsüzlüğü nedeni ile ramazan Çetinkaya'ya ödenen 296.295.000 TL, Usulsüz ödemelerden dolayı 103.705 TL,
Bloke şerhli çeklerden dolayı uğranılan zarardan dolayı da 100.000.000 TL talep edildiğini,
Usulsüz ödemelerin Akar Koli. Şti. Rasim Sason firması hesabından M. D.'ın hesabına yapılan işlemlerle ilgili olduğunu. Blokeli çekler M. Z. ve M. C. ile ilgili işlemler olduğunu açıklamıştır.
Davalı, davacı vekilinin sadece Ağır Ceza dosyasını delil olarak gösterdiğini, oysa şartların değiştiğini, örneğin Ağır Ceza Yargılaması sırasında 296.295.000 TL lik zararla ilgili olarak İcra Tetkik Merciince verilen kararın Yargıtayca Bozulduğunu, davacının bu borçtan sorumlu olmayacağına dair mahkemenin kararının kesinleştiğini. Davacının kendisine isnat ettiği iddiaların doğru olmadığını, bankanın kesinlikle bedel ödemediğini, bu nedenle zararı olmadığını, davacının zararını ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ... Dava davalı işçinin bankayı zarara uğrattığı iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan 01/12/1997 tarihli tek kişilik bilirkişi raporu ile karşılıksız suretle çek şerhinin verilmesini bankanın kurallarına aykırı olduğunu ancak bu çekler nedeniyle bankaca herhangi bir ödeme yapılmadığını, usulsüz mevduat hesabı açılması yönünden de bankanın herhangi bir zararının bulunmadığını. Setim Ltd. Şti.'nin sermaye artırımı işleminde başkaca bir ödeme yapılmamış olduğundan bankanın zararı olmadığını, bir kısım firma sahiplerinden başkalarına ödeme yapılmasından da bankanın zararı olmadığını belirtmiştir. Dosya 3'lü bilirkişiye tevdii edilmiştir. 16/02/2001 tarihli bilirkişi raporu emekli banka müdürü, emekli hukuk müşaviri, emekli Sayıştay uzman denetçisi tarafından verilmiştir. Bu raporda önceki bilirkişilerin belirttiği hususlarda bankanın zarara uğramadığı zira bankaca bir ödeme yapılmadığı belirtilmiştir. Davalının eylemleri ceza hukuku açısından suç sayılır eylemler niteliğinde bulunmuşsa da ceza mahkemesi kararının Borçlar Kanunun 53. Maddesi gereğince zarar yönünden hukuk mahkemesini bağlayıcı etkisi yoktur. Hukuk Hakimi bir zarar doğup doğmadığını araştıracaktır. Burada davalının kusuru ile bağlı değildir. Davalının eylemleri yasalar ve bankalar hukuku ve ilkelerine uygun değildir. Ancak ortada davacı bankanın kasasından çıkan herhangi bir zarar da yoktur. Davacı bankanın zararının olmadığı bilirkişi raporları ile sabit bulunmakla gerekçeleri itibari ile oluşan uygun kabul edilen bilirkişi raporları da nazara alınarak davacının açmış olduğu davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası kurulmuştur. gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının eylemleri ve işlemleri nedeni ile davacıya zarar verip vermediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı hukuka ve bankacılık kurallarına aykırı işlemleri nedeni ile Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve mahkum olmuştur. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda davacının zararından davalının sorumlu olduğunun tespiti yapılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında ise banka zararının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Somut olayda Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporu ile bu dosyada alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiler vardır. Bu çelişkilerin giderilmesi için üniversitelerin ticaret hukuku konusunda borçlar hukuku konusunda ve bankacılık konusunda uzmandan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak çelişkilerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy