(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, ücret ve ikramiye farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi davalıya ait işyerinde çalıştığı sırada sınava girerek terfi ettiğini ancak bu aşamada ücretinin düşürüldüğünü belirterek ücret farkı ile ikramiye farkı isteklerinde bulunmuştur. Davalı işveren, işyerinde o dönemde uygulanmış olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olarak işçinin muvafakati çerçevesinde işlem yapıldığını savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplu iş sözleşmesinin hükmünün geçersiz olduğu ve işçinin eski kıdeminin yok sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı işveren temyiz etmiştir.
Dosya içinde bulunan toplu iş sözleşmesinin 50 / C maddesinde, Rızaları ile iş değiştirerek ücret cetveli değişen işçilere yeni işlerine ait ücret verilir. Ancak geçtiği derece ile eski derece aynı ise eski derecesindeki kıdemi yeni derecesinde geçmiş sayılır şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, işçinin rızası ile derece değiştirildiğinde kıdem esas alınmaz ve işçiye yeni işindeki ücreti ödenir. İş değişikliğine rağmen derece değişmemişse işyeri kıdemi, yeni derecesinde değerlendirilmelidir. Dosya içinde bulunan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünde aynı ise ibaresinin orijinal metinde yer alıp almadığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Mahkemece uyuşmazlık konusu dönemlere ait toplu iş sözleşmeleri de ilgili sendikadan getirtilmeli ve buna göre değerlendirme yapılmalıdır.
Dosyada yer alan personel sicil fişinin incelenmesinden davacının görevinin değiştiği aşamada ücretinin düşürüldüğü ancak hemen önemli bir miktarda arttırıldığı bilgisi yer almaktadır. Bu arada davacının derecesinin de değiştiği izlenimi doğmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sicil fişi bilgileri ile toplu iş sözleşmesi hükümleri bir değerlendirmeye tabi tutulmamış ve işe giriş tarihi davacının işe başladığı tarihe yakın olan bir işçi emsal alınarak hesaplamaya gidilmiştir. Bu bakımdan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece hukukçu, mali müşavir ve personel uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmalı ve toplu iş sözleşmesi hükümleri ile dosya içeriğine göre davacının davaya konu fark isteklere hak kazanıp kazanamayacağı değerlendirilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy