(4857 S. K. m. 25, 37, 41)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin ve fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, işveren tarafından çalışma koşullarında yapılan esaslı değişikliği kabul etmemesi nedeni ile iş akdinin haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini, fazla çalışma ücretinin eksik tahakkuk ettirilerek ödendiğini, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve ulusal bayram, genel tatil ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili ve ulusal bayram, genel tatil günleri ücretlerinin davalıdan tahsili talebinde bulunmuştur.
Davalı iş akdinin 4857 SK.'nun 25/II-g bendi hükümleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının fazla mesai ücretinin eksik hesaplama yöntemi ile belirlenerek ödendiğine yönelik iddiası, fazla mesai ücretlerinin ödendiği yönünde kabul beyanı olarak değerlendirilerek ve dinlenilen taraf tanıklarının fazla mesai, hafta tatili ve UBGT ücretlerinin ödendiği yönündeki beyanlarına itibar edilerek bu alacaklara yönelik taleplerin reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Karar davacı tarafça reddedilen fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram, genel tatil ücret alacakları yönünden temyiz edilmiştir.
Fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıyla ödenir. (İş K. m.41/2) İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, bu halde sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir. Kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralı, nispi emredici nitelik taşır. Tarafların bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de sözleşmelerde daha yüksek bir oran tespiti olanaklıdır.
4857 SK.nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabı gösteren imzalı ve iş yerinin özel işaretini taşıyan ücret hesap pusulası verilmesi zorunludur. İşverence verilmesi gereken bu belgede işçinin imzasının alınmış olması ücretin ödendiği anlamına gelir. Uygulamada çoğunlukla ücret bordrosu adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtlan da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Davacı çalıştığı dönem boyunca, işveren tarafından, fazla çalışma sürelerine karşılık 8 saate 1 yevmiye verilmek sureti ile eksik ödeme yapıldığını, hafta tatili ve ulusal bayram, genel tatil ücret alacakları yönünden ise ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Davalı tarafça, Eylül -Ekim- Kasım- Aralık 2005 dönemi dışındaki dönemlere ilişkin, davacının imzasını taşıyan ve itirazı kayıt içermeyen ücret bordroları ibraz edilmemiştir. İbraz edilen imzalı Eylül -Ekim- Kasım- Aralık 2005 aylarına ait bordrolarda da sadece fazla mesai ücretine ilişkin ödeme kaydı bulunmaktadır. Dinlenilen taraf tanıkları fazla mesai yapıldığını, hafta tatili ve ulusal bayram, genel tatil günlerinde çalışıldığı hususunu doğrulamışlardır.
Mahkemece yapılacak iş; dosya içerisine ibraz edilen deliller ve tanık beyanları doğrultusunda, itirazı kayıt içermeyen imzalı bordroların bulunduğu Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2005 dönemi dışındaki dönemlere ilişkin fazla çalışma süresini tespit ederek, İş K. m.41/2 maddesi ve davacı tarafın 8 saate karşılık 1 yevmiye ödendiği yönündeki beyanı dikkate alınmak sureti ile varsa eksik ödenen fazla mesai ücretini belirlemek ve davalı işveren tarafından ödeme yapıldığı yazılı delil ile ispatlanamayan fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına ilişkin isteklerin kabulü yönünde hüküm kurmaktan ibarettir.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile salt dinlenilen taraf tanıklarının uyuşmazlık konusu fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram, genel tatil ücret alacaklarının ödendiğine ilişkin beyanlarına itibar edilerek davacının bu alacaklara yönelik isteklerinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy