(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32)
Dava: Davacı, kıdem farkı, ihbar tazminatı, ücret farkı, iş güvencesi ve tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerlerinde çalışırken sendika üyesi olup TİSten yararlandığını, 01.01.2000-31.12.2001 tarihli TİSin 32. maddesinde öngörülen ücret artışlarının işverence uygulanmadığını, davacının işten çıkış tarihine kadar ücretlerde eksik artış yapıldığını, 20.11.2000 tarihinde davacı hakkında kayden giriş çıkış yapılarak kıdem-ihbar ödemesi yapıldığından fark kıdem tazminatı alacağının bulunduğunu, aynı nedenle 01.01.2004-31.12.2005 tarihli TİS 25. madde gereğince 9 haftalık ihbar tazminatı hesaplanması gerektiğini, 01.01.2004-31.12.2005 tarihli TİS 60. madde gereğince davacının kıdemine göre 6 maaş tutarında iş güvencesi ek tazminatı ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla; kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı, ücret farkı ve iş güvencesi tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, davalı vekili; dilekçesi ekinde sunduğu 03.11.2000 ve 29.06.2001 tarihli TİS eki protokoller uyarınca uygulanan ücret artış oranlarının sözleşmeye uygun olduğunu, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada 03.11.2000 ve 29.06.2001 tarihli TİS eki protokollerin geçerli olduğu ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanma hakkı olduğu halde dava açmayan davacının TİSin 60. maddesindeki iş güvencesi tazminatından yararlanamayacağı kabul edilmiştir ki bunda bir isabetsizlik yoktur.
Ancak kabule göre; mahkemece davalının dayandığı 03.11.2000 ve 29.06.2001 tarihli TİS eki protokoller geçerli kabul edildiği halde gerekçeyle çelişilerek fark ücret alacağına hükmolunmuş.
Ayrıca; davacının fark kıdem tazminatı alacağı bulunup bulunmadığına ilişkin hesaplama yapılırken davacı vekilinin dilekçesinde davacıya 20.11.2000 tarihi itibariyle 4.400,00.-TL. kıdem-ihbar tazminatı ödendiğini beyanı esas alınmış, mahkemece davalı işyerinden o döneme ilişkin kıdem-ihbar hesap tablosu getirtilmemiş, 4.400,00.-TLnin tamamı kıdem tazminatı ödemesi kabul edilerek hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yanılgıya düşülmüş, bu hususlar bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece ilgili döneme ilişkin kıdem-ihbar hesap tablosunun davalı işyerlerinden getirtilip, bilirkişiye bu yönde yeniden hesaplama yaptırılarak fark kıdem tazminatı alacağı bulunup bulunmadığının yeniden değerlendirilmesi ve davalının dayandığı 03.11.2000 ve 29.06.2001 tarihli TİS eki protokoller geçerli olduğundan ücret farkı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy