(4857 S. K. m. 2, 18, 20, 21)
Dava: Davacı, ise iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten soma dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini, olay günü sabah müşteri yokken mesai başında silahı teslim aldığı sırada talimatlara uygun şekilde namlusunu yere çevirerek kontrolünü yaparken beklenmeyen bir şekilde silahın ateş aldığını belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı savunmasında davacının talimatlara aykırı olarak silahın boş olup olmadığını kontrol etmeden aldığını, emniyetin açık olduğuna dikkat etmeksizin silahın ateşlenmesine ve merminin yere saplanmasına neden olduğunu, bankada güvenlik görevlisi olmanın riskli ve objektif olarak özen gerektiren bir iş sayılması gerektiğini, zarar doğmasa bile sözleşmenin devamının işverenden beklenemeyeceğini, fesih geçerli nedene dayandığını ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının silahı teslim alırken patlaması olayının 27.9.2007 tarihinde gerçekleştiği, aradan 49 günlük süre geçtikten sonra 15.11.2007 tarihi itibariyle savunmasının istendiği, fesih bildiriminde belirtilen risk durumunun ne tür olumsuzluklara yol açacağının davalı tarafça kanıtlanamadığı, 49 günlük çalışmanın işveren açısından risk oluşturmadığı, savunmasının olaydan hemen sonra alınmasına gerek duyulmadığı, davacının çalışmasının risk oluşturmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı değerlendirilerek işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, güvenlik görevlisi işlemleri prosedürünün 4.3.3 maddesinde silah mesai saati başında teslim alındığında dolu olup olmadığı kontrol edilir, mesai sonunda teslim edilirken şarjör çıkartılır. Görev için teslim alınan silah boş olduğu kontrol edildikten soma şarjörü takılır. Bu işlem yapılırken namlu emniyetli bir yöne çevrilir ve silah emniyet konumunda bulundurulur düzenlemesi yer almaktadır. Davacı savunmasında mesai başında silahın dolu olup olmadığını kontrol ederken, beklenmedik şekilde mücbir bir sebepten ötürü silahın ateş aldığını, kontrol ederken her türlü güvenlik önlemini aldığından hiç kimse ya da eşyaya isabet etmediğini beyan etmiştir. Yargılama sırasındaki ifadesinde ise, olay günü tayini çıkması nedeniyle şubeyi devredeceği için dalgınlıkla silahı aldıktan soma şarjörü silahtan çıkarmadan boş mu dolu mu olduğunu kontrol etmek için kurma kolunu çekip bıraktığını, soma şarjörü çıkarıp emniyet kolunu indirdiğinde silahın ateş aldığını, normalde silahı aldıktan soma önce şarjörü çıkararak silahın boş dolu olduğunu kontrol ettikten soma şarjörü takıp silahı taşıdığını söylemiştir. Davacının prosedüre aykırı olarak şarjörü takılı olmaksızın kontrol etmesi gereken silahı şarjörü takılı şekilde kontrol ettiği ve ateşlenmesine neden olduğu, bu şekilde işyeri güvenliğini tehlikeye soktuğu açıktır. Bu durum işe iadeyi engelleyen somut bir olgudur. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan işveren fesihte haklı nedene değil geçerli nedene dayanmıştır. Fesih için yasanın aradığı makul süre de aşılmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın reddine,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (36.40 ) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 14.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy