(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 57)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Davalı işyerinde aşçı olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesi, pişirdiği 40 kg lık pirinç pilavını yakması üzerine kendisini uyaran amirine küfür ettiği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Yasasının 25/II-b, d ve h maddeleri gereğince işverence feshedilmiştir. 18.06.2006 günlü tutanakta küfür ettim, okudum diye davacının imzası bulunmakta ise de, davalı işveren sataşma olayının ne şekilde gerçekleştiğine, küfür olarak hangi sözlerin söylendiğine ilişkin herhangi bir delil ibraz etmemiştir.
Davacı tanıkları ise davacının geniz kanseri olduğu ilaç tedavisi görüp ağır ilaçlar alması nedeniyle sürekli midesinin bulandığını, halsiz olduğunu ve yaptığını bilmediğini belirtmişlerdir. Dosya içerisindeki raporlarda söz konusu ifadeleri doğrulamaktadır. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde hastalığının niteliği itibari ile kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanamayan bir eylemden dolayı 7 yıllık bir işçinin iş sözleşmesinin feshini adaletli kılmaz. Kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.
2- Dava konusu olan ve bilirkişi tarafından hesaplanan yıllık ücretli izin ve 19 günlük ücret alacağının da gerekçesiz olarak reddine karar verilmiştir. İşverence anılan alacakların ödendiğine ilişkin belge ibraz edilmediğine göre kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy