(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, görev yönünden davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. T.ş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
14.07.2004 tarihine kadar davalıda 399 sayılı kanun hükmündeki kararname ile çalışıp 15.7.2004de iş mevzuatına geçen, 10.11.2005 tarihinde emeklilik talebinde bulunup bu talebi 11.11.2005 de onaylanan ancak 21.11.2005 de davalı işyerinden ayrılan davacı işçi, 406 sayılı yasanın 5398 sayılı yasa ile değişik ek 32/IV maddesi gereğince tüm hizmet süresinin işçilikte geçmiş gibi kabul edilerek fark kıdem tazminatı istemi ile bu davayı açmıştır.
Mahkemece, hüküm gerekçesinde bilirkişi raporuna ve esasa uygun olarak davacının 14.11.2005 olan özelleştirme tarihinden önce 10.11.2005 de kıdem tazminatına hak kazandığından Ek 32/IV maddeden yararlanmayacağı belirtildikten sonra bu kez hüküm fıkrasında davacının mahkemenin görev alanında kalmadığı belirtilerek idari yargı yetkili olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı 9.7.2004 günlü talebi ile 15.7.2004 tarihinde imzaladığı iş sözleşmesine uygun olarak kapsam içi işçi olarak iş mevzuatına geçmiştir. Böyle olunca iş mahkemesi dava konusu uyuşmazlığı çözümlemekle görevlidir. Nitekim esastan da çözümlemiştir. Buna rağmen hüküm fıkrasında idari yargı görevli denerek anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy