(2821 S. K. m. 31) (4857 S. K. m. 18, 20, 21, 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilirken, fesihte sendikal neden bulunmadığı kabul edilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31/6 maddesi uyarınca belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının verilen görevleri eksik yaptığını, işe geç geldiğini işverenin diğer işçisine sataştığını, bu konuda birden fazla tutanak tutulduğunu, savunmasının alındığını, uyarıldığını, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 25/II.d maddesi uyarınca 25.05.2007 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının bir çok eyleminin fesih nedeni yapıldığı, 12.04.2007 tarihli işi eksik yapma, 02.05.2007 tarihli görev yerini terk, 08.05.2007 tarihli işi erken bırakıp, geç gelme eylemleri ile fesih tarihi arasında 6 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği, fesih nedeni yapılamayacağı, 25.05.2007 gün mesaiye geç gelmenin de haklı neden olmayacağı gibi, davacının bir gün önce telefon ile mazeret bildirdiği, bu tarihte işten çıkartıldığı, çıkartılmadan sonra üretim müdürü ile tartıştığı, fesihten sonra gerçekleşen bu olayın haklı fesih sebebi yapılamayacağı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesi uyarınca davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, feshin sendikal nedene dayandığını, işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31/6 maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekili ise cevap nedenleri ile kararı temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinin 25.05.2007 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, feshin eylemli olarak bu tarihte yapıldığı, bu durumun mahkemenin de kabulünde olduğu, davanın ise 27.06.2007 tarihinde açıldığı, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 20.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 24.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy