(1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 113)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi G.Demirtaş tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi 2003 yılında iş sözleşmesinin feshi üzerine işe iade davası açmış ve feshin geçersizliğinin tespiti üzerine yasal süresi içinde işe başlamak üzere işverene başvurmuştur.
Davalı işveren davacıyı işe davet etmişse de, davacı işçi 2006 yılında belirlenen günde işyerine gitmemiş ve açmış olduğu bu davada işverene olan güveninin sarsıldığını bildirerek işe başlamadığını açıklamıştır. Dava dilekçesinde, işçi iş sözleşmesinin 2003 yılında feshedilmiş sayılması gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının işe davet edilen günde işyerine gelmemesi üzerine 16.5.2006 tarihinde 4 aylık boşta geçen süre ücreti de dahil olmak üzere kıdem tazminatının ödendiğini belirtmiş ve daha önce 4 aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ile kıdem tazminatının 4 aylık fazla kısmı için takas mahsup talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, kıdem tazminatının 2003 yılında gerçekleşen fesihte ödenmesi gerektiği belirtilmiş ve davalının takas mahsup defi de dikkate alınarak 2006 yılında yapılan ödeme tarihinde kadar dönem için faiz alacağına hükmedilmiştir.
Borçlar Kanunun 113/2. maddesine göde Asıl borç tediye ile veya sair bir suretle sakıt olduğu takdirde kefalet ve rehin ve sair fer'i haklar dahi sakıt olur. Evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş ve veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz. şeklinde kurala yer verilmiştir. Somut olayda davacı işçinin kıdem tazminatı tam olarak ödenmiş olup, ödeme sırasında faiz hakkının saklı tutulması yönünde ihtirazi kayıt ileri sürülüp sürülmediği noktasında gerekli araştırmaya gidilmemiştir. Mahkemece davacının kıdem tazminatının tahsil edildiği sırasında faiz hakkını saklı tutup tutmadığı belirlenmeli, saklı tutulmadığı halde davanın reddine karar verilmelidir.
Bu yönde usulüne uygun bir ihtirazi kayıt ileri sürüldüğünün belirlenmesi halinde ise şimdiki gibi karar verilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy