(1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı, davacı tarafından açılan davanın kabulle sonuçlanarak kesinleştiğini, dava devam ederken 2002/ 398 sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yoluna başvurduğundan, henüz dava sonuçlanmadan dava konusu alacakların faizleriyle birlikte iki taksit halinde ödendiğini, davalının daha sonra aynı alacakları hakkında 2005/339 sayılı takip dosyası ile kesinleşen ilama dayanarak icra takibini başlattığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, alacağının tamamının ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizin 2006/ 32011 E-2007/19737 sayılı kararı ile ...söz konusu protokol ile borcun sona erdirildiği kanıtlanamadığından, dava konusu alacakların ödeme tarihine kadar olan işlemiş faizlerinin belirlenerek, davacının borçlu olup olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken... gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek alınan ek rapor doğrultusunda işlemiş faiz alacağı miktarının tespitine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu alacaklar hakkında açılan 10.12.2004 tarih ve 2001/ 330 E-2004/633 K sayılı kararın kesinleşme tarihi 28.5.2005 tir. Dava tarihi ise 11.7.2001 olup, yargılamanın devamı sırasında 7.3.2002 tarihinde icra takibine başlanmış olup, 20.3.2002 ve 16.4.2002 tarihlerinde ödeme yapılmıştır.
Bozma ilamında belirtildiği üzere 2001/330 E- 2004/633 K sayılı karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Karara esas alınan bilirkişi raporunda ise kesinleşen alacak davası dikkate alınmadan takip tarihinden ödeme tarihlerine kadar faiz ve giderler hesaplanmıştır.
Kesinleşen kararda dava konusu alacakların faiz başlangıç tarihleri ve uygulanacak faiz türü belirtilmiştir. Faiz başlangıç tarihi ve türü yönünden kesinleşen hüküm dikkate alınarak ödeme tarihine kadar olan faiz alacağının bulunup bulunmadığının yeniden belirlenmesi için ek rapor alınmalıdır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy