(2822 S. K. m. 61) (4857 S. K. m. 17, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, kötü niyet tazminatı, tenkisatta usulsüzlük tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. P. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin 15.12.2004 tarihinde işveren tarafından siyasi sebeplerle feshedildiğini, fesih işleminin usul ve yasaya uygun olmadığını, toplu iş sözleşmesi ilkesine aykırı olduğunu, Toplu İş Sözleşmesinin 24 üncü maddesi uyarınca, işverenin öncelikle gönüllü olanlar, deneme süresini tamamlamayanlar emeklilik hakkını kazanmış olanlar, işyerine ilk giren son çıkar, kalifiye usta ve elemanlar ilkelerine uymayan işverenin hizmet akdi feshedilen işçilere kıdem, ihbar tazminatlarıyla hizmet akdinden ve toplu sözleşmeden doğan tazminat ve diğer hakları dışında cezai şart olarak 12 aylık giydirilmiş brüt ücreti tutarında tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder şeklinde düzenleme yapıldığını, ancak davacının hizmet akti maddenin emredici düzenlemesine aykırı bir şekilde feshedildiğini 12 aylık brüt giydirilmiş ücreti tutarında tenkisatta usulsüzlük tazminatının ödenmesi gerektiği iddiasıyla diğer işçilik alacaklarıyla birlikte TİS uyarınca tenkisatta usulsüzlük tazminatı, isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının sözleşmesi fesih edilmediğinin Belediyenin 2004 Haziran ayında uğramış olduğu sel felaketinden dolayı ekonomik durumu bozulması sebebiyle bir kısım diğer işçiler gibi davacının da iş akdi askıya alındığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş akdinin haksız olarak feshedildiği, kanaatiyle bilirkişi raporundaki miktarlara göre, tenkisatta usulsüzlük tazminatından %25 oranında takdiri indirim yapılarak kötü niyet tazminatı dışındaki isteklerin kabulüne karar verilmiş tenkisatta usulsüzlük tazminatı için dava dilekçesinde en yüksek işletme kredisi faizi istenmesine, dava dilekçesindeki miktarın ıslahla artırılmasına rağmen bu alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi işletilmesine hükmedilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davaya konu olan ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan tenkisatta usulsüzlük tazminatı için uygulanması gereken faiz bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 61 inci maddesinde, Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında ifaya mahkum edilen taraf, temerrüt tarihinden itibaren, bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi üzerinden temerrüt faizi ödemeye de mahkum edilir şeklinde kurala yer verilerek uygulanması gereken faiz türü belirtilmiştir. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarından ödeme günü açıkça kararlaştırılmış olanlar bakımından belirlenen ödeme tarihi, ödeme günü tespit edilmemiş olanlar yönünden ise işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizine karar verilmelidir. Dava dilekçesinde yasal faiz istenmiş olması da bu bakımdan sonuca etkili değildir. Gerçekten, yukarda sözü edilen faiz türü de 2822 Sayılı Yasada belirlenmiş olmakla işçinin istemi bahsi geçen özel faiz olarak anlaşılmalıdır.
2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 61 inci maddesinde sözü edilen faizin uygulanabilmesi için işçilik alacağının toplu iş sözleşmesinden doğmuş olması gerekir. Yasal bir hakkın toplu iş sözleşmesinde tekrar edilmiş olması bu konuda yeterli değildir. Yasal bir hakkın toplu iş sözleşmesinde tekrarı nötr durumdadır. Dairemizce, 6772 Sayılı yasada öngörülen ilave tediye alacağının toplu iş sözleşmesinde tekrar edilmiş olması halinde sözü edilen alacağın yasadan kaynaklandığı sonucuna varılmış ve yasal faiz yürütülmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 9. HD. 23.06.2009 gün 2009/4996 E, 2009/17848 K.).
Öte yandan, alacağın bir kısmının yasadan bir kısmının toplu iş sözleşmesinden doğması halinde, kural olarak yasadan ve toplu iş sözleşmesinden doğan miktarlar ayrı ayrı belirlenmeli ve yasadan kaynaklanan için yasal faize, toplu iş sözleşmesi sebebiyle ödenmesi gereken miktar yönünden ise işletme kredisi faizine karar verilmelidir.
Somut olayda mahkemece hüküm altın alınan tenkisatta usulsüzlük tazminatı toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olması sebebiyle uygulanması gereken faiz en yüksek işletme kredisi faizidir.
Mahkemece bu alacak için en yüksek işletme kredisi faizi yerine en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi hatalıdır.
3- Davacı dava dilekçesinde 1.000 YTL. tenkisatta usulsüzlük tazminatı istemiştir. Bu isteğini 21.11.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle artırmıştır. Dava ve ıslah tarihinden önce davalı söz konusu istek bakımından temerrüde düşürülmemiştir.
Mahkemece dava dilekçesinde istenen miktar için dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım için ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy