(1475 S. K. m. 14, 16)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı davalı şirkete ait işyerinde 1.3.2001 tarihinden 10.7.2007 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, ambar sorumlusu olarak görev yaptığını, ambar girişinden 20 gün geçtikten sonra bir koli ilacın bulunmadığının kendisine iletildiğini, ilaç bedelinin işveren tarafından davacı ile birlikte iki işçinin daha cari hesaplarına borç olarak yazıldığını, hissesine bu faturadan dolayı 2.426,11 TL düştüğünü, iş akdinin feshinden sonra faturanın iptal olduğunu, davalı işverence kanun dışı davranışlarla itham edildiği hakkında isnatsız ve mesnetsiz suçlamalar yapıldığı gerekçesiyle iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının feshinin haksız olduğunu, davacıya herhangi bir suç isnadı yapılmadığını, davacının istifa ederek kıdem tazminatına hak kazanamayacağı için böyle bir yol izlediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıya davalı şirket tarafından kaybolan ilaç ile ilgili suç isnat, edildiği yönünde ispat yükümlülüğü kendisinde bulunan davacı tarafça herhangi bir belgenin sunulmadığı, dinlenen tanıkların da davacının depodan sorumlu olduğu, kaybolan ilaçlar sebebiyle davacıya herhangi bir isnatta bulunulmadığı yönündeki beyanları sebebiyle davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı işçi temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı. kanuni gerektiriri sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçi tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile dinlenen tanık beyanlarına göre davacının anbar sorumlusu olarak çalıştığı işyerinde davalı işverene ait bir kolinin kaybolduğu, sözü edilen kolinin kaybolması üzerine davacı işçi ve dava dışı bir işçinin sorumlu tutulup kendilerinin borçlu olduklarına dair bir kaydın evraklara geçirildiği ve işyerinden ayrıldıktan sonra da silindiği, davacı tarafından da kendisine hırsızlık isnadında bulunulduğundan söz edilerek iş sözleşmesini feshettiği ve eldeki davanın açıldığı ancak mahkemece deliller yeterli görülmeyerek davanın reddolunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda kolinin kaybolması durumunda işverenin açıkça soruşturma yapması ve bulunacak sonuca göre iş söyleşmesini feshetmesi ya da eylemi affettiğinin ve işe devamının gerektiğinin belirtilmesi, şüpheli bir durumda kalınması halinde ise şüphe feshinde bulunması gerekirdi.
İşveren tüm bu hukuki yollara başvurmadan eylem sebebiyle doğrudan işçileri borçlu kılmıştır. Bu bir anlamda davacı işçinin hırsızlık eyleminde bulunduğunun karşı tarafa örtülü olarak bildirilmesi anlamını taşır. Uygun illiyet sağlanmadan işçilere yüz kızartıcı bir eylem isnadında bulunulması işçiye haklı fesih nedeni verir. Ayrıca 6 yıllık bir işçinin de sebepsiz olarak ve alınganlık göstererek bir iş sözleşmesini feshetmesi yaşamın olağan akışına aykırıdır.
Bu tespitler karşısında iş sözleşmesinin, davacı işçi tarafından yüz kızartıcı bir eylem isnadında bulunulması sonucunda haklı sebeple sonlandırıldığı anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy