(4857 S. K. m. 63, 68) (3095 S. K. m. 4) (İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği m. 3) (9 HD 17.11.2008 T. 2007/35281 E. 2008/ 30985 K.)
Dava ve Karar: Davacı, ücret alacağı, fazla mesai, hafta tatili alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, 21.08.2006-21.02.2007 tarihleri arası davalı şirketin yurt dışında bulunan işyerinde çalıştığını, hak ettiği ücret, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarına karşılık kendisine yapılan ödemeler arasındaki farkı istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının ücretlerinin ödendiğini, fazla mesai ve hafta tatiliyle ilgili iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı davalı vekili, dolar üzerinden hüküm altına alınan alacağa, Devlet Bankalarınca bir yıllık dolar tevdiat hesabına uygulanan en yüksek faiz yürütülmesi gerektiği ve bilirkişi tarafından hesaplanan fazla mesai ücreti alacağının puantaj kayıtları ve tanık beyanlarıyla örtüşmediği gerekçeleriyle temyiz etmiştir.
E) Gerekçe: 1- Taraflar arasında fazla mesai ücretinin hesaplanmasıyla ilgili uyuşmazlık vardır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenmesi 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre günlük çalışma süresi 11 saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok 11 saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde 11 saate kadar olan çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saat ve daha fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi halinde bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.
Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/ 35281 E, 2008/ 30985 K.).
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz on iki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Adı geçen yönetmeliğin 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında da ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Somut olayda, davacının 21.08.2006 ile 21.02.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre çalışma saatlerinin ilk 2,5 aylık dönemde 08.00-21.00 arası, geri kalan dönemde ise 08-19.00 arası olduğu, davacı işçinin günlük 11 saatten fazla çalıştığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince her ne kadar fazla mesai ücreti hesabının puantaj kayıtlarına uygun olmadığı ileri sürülmüşse de davacı işçinin çalışma dönemini kapsayan hiçbir puantajda davacının imzasının bulunmadığı açıktır. Sonuç olarak yukarıdaki ilkeler doğrultusunda günlük 11 saat ve üzeri çalışması bulunan davacı işçinin fazla mesai ücretinin hesabında ara dinlenmesinin 1.5 saat olarak indirilmesi gerektiği gözetilmeden 1 saat olarak kabulü hatalıdır.
2-Mahkemece hüküm altına alınan yabancı para alacağı açısından 3095 s. kanunun 4/a maddesi esas alınarak faize hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy