(4857 S. K. m. 34, 59)
Dava: Davacı, sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatı, fark yıllık izin ücreti, fark fazla çalışma, fark ücret, fark ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 1993 de 3. sınıf işçi olarak davalıya ait işyerinde işe başladığını 1994 de 4. sınıf işçi ünvanını aldığını, 1996 dan itibaren M. Yaprak Tütün işletmesinde 6. sınıfta yazıcı olarak görev yapmaya başladığını ancak ücretinin 4. sınıf işçi ücreti üzerinden ödendiğini sınıf geçme sınavlarının açılmadığını, müdüriyet olurlarıyla üst sınıflarda çalıştırıldıklarını ancak ücretlerinin ise alt sınıf ücretleri üzerinden ödendiğini, 4. sınıf olarak görünmesine rağmen fiilen yazıcı olarak çalıştığını, ücretinin de 6. sınıf ücreti olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatı, fark yıllık izin ücreti, fark fazla çalışma, fark ücret,fark ikramiye alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 3. sınıf üretim işçisi olarak çalışmaya başladığını 29.9.1997 de yapılan sınıf yükseltme sınavlarına girerek 4. sınıf üretim işçisi olarak devam ettiğini, üretim işçilerinin kadrolarının 4. sınıfa kadar olduğunu bunun üzerinde kadro bulunmadığını, şahsi sicil dosyasına bakıldığında 6. sınıf yazıcılık işini yapması yönünde herhangi bir görevlendirilme yazısı ve benzeri bir evrak bulunmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, çalışanların itibari kadrolarına göre değil fiilen yaptıkları işe göre ücret ödeneceğinin emsal kararlarla kesinleştiğini tanık beyanları esas alındığında 15.01.1998 tarihinden itibaren yazıcı olarak çalıştığı V. Sınıf işçi olduğu kabul edilerek fark isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı işverenin davacının ücretini hangi sınıf ücreti seviyesinde ödeyeceği noktasındadır.
Somut olayda, davacının fiilen yaptığı iş ve bunun sonucu olarak da ödenmesi gereken ücret ihtilaflıdır. Davacı fiilen M. Tütün işletme Müdürlüğü'nde yazıcı olarak göre davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yazıcılık görevinin 6. sınıf işçisi olduğunu ve bu sınıfın karşılığı olan ücretin ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş davalı ise davacının 4. sınıf üretim işçisi olduğunu dosyasına göre yazıcılık yapmasına ilişkin bir görevlendirmenin bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece dinlenen davacı tanıkları M. Tütün işletme Müdürlüğünde çalıştıklarını, davacının da yazıcı olarak çalıştığını üreticilerin ürettiği ürünlerin kantarlanması yani alımından itibaren bedelinin ödenmesine kadar olan tüm yazışmaları yaptığını ifade etmişlerdir.
Davacının şahsi sicil dosyasında ise 21.11.2006 tarihli üretim işçisi olduğu belirttiği dilekçesi dışında yaptığı işe ilişkin bir belge mevcut değildir.
Mahkemece tanık beyanlarına itibar edilerek davacının fiilen yazıcılık yaptığı kabul edilerek istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Dosyada mevcut deliller itibariyle sonuca varmak mümkün değildir.
Yapılacak iş; davacının fiilen yazıcılık yaptığını iddia ettiği döneme ilişkin olarak Menderes Tütün işletme Müdürlüğü işyerinde iş yeri kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak davacının fiilen yaptığı iş ve bu işi hangi tarihten itibaren yaptığı tespit edilmeli, yaptığı işin karşılığı TİS deki düzenlemeler uyarınca sınıfı belirlenmeli buna göre varsa fark istekler hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3- Yıllık izin ücretine uygulanması gereken faiz konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin feshi halinde kullanılmayan izin sürelerine ait ücretlerin, son ücret üzerinden ödenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. Ancak, Yasada izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmemiştir.
İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur. Bununla birlikte, faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.
Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve 4857 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9.HD. 24.10.2008 gün 2007/30158 E, 2008/28418 K.). O halde, izin ücretine yasal faiz uygulanmalıdır.
Mahkemece yıllık izin ücreti alacağına en yüksek mevduat faizi yürütülmesi de başka bir bozma nedenidir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy