(4857 S. K. m. 78)
Dava: Davacı, eğitim gideri istirdat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı bankaya bağlı olarak 22.10.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, deneme süresi içerisinde kendi isteğiyle 09.12.2007 tarihinde işten ayrıldığını, davalı ile aralarında imzalanmış olan iş sözleşmenin 5.maddesinde düzenlenen 2.000 TL eğitim giderinin işten ayrılma tarihinde kendisinden tahsil edildiğini ileri sürerek, ödediği bu bedelini davalıdan istirdadını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, taraflar arasında imzalanmış bulunan iş sözleşmesinin 5. maddesinde, davacının 2 yıllık zorunlu hizmet süresini tamamlamadan kendi isteği ile işten ayrılması halinde 2.000.00 TL eğitim giderini ödemeyi kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının eğitim giderlerini tahsil edemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık, taraflar arasında mevcut iş sözleşmesinin 5 maddesinde düzenlenen eğitim giderlerinin davacıdan haklı nedenle tahsil edilip edilemediği noktasındadır.
İşçiye işverence verilen eğitim, işçinin işyerinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlanması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, verilen eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir. Bu nedenle işçiye masrafları işverence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belli bir süre çalışmasının kararlaştırılması mümkündür. İşçinin de verilen eğitim karşılığında işverene belli bir süre iş görmesi işverene olan sadakat borcu kapsamında değerlendirilmelidir. Bununla birlikte verilen eğitimin karşılığında yükümlenilen çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile uyumlu olması gerekir. Buna karşın, işçiye 4857 Sayılı İş Kanunun 78. ve devamı maddeleri hükümlerine göre iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında verilmesi gereken eğitimlere ait giderlerin işçiden talebi mümkün görülmemelidir.
İşçiye verilen eğitimin karşılığında işverence yapılan masraflar salt işçi bazında yazılı delille ispatlanmalıdır. İşverenin toplu olarak verdiği eğitimler sebebiyle yapmış olduğu giderlerin işçi başına düşen tutarı, aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek suretiyle belirlenir. İşçiye verilen eğitim ile ilgili olduğu belirlenmeyen giderlerden işçinin sorumlu olduğu düşünülemez. Yine işçi tarafından karşılanmış olan eğitim giderleri bu kapsamında dışında kalır.
Somut olayda, tararlar arasında imzalanan 22.10.2007 tarihli iş sözleşmesinin 5. maddesinde, personelin banka tarafından uygun görülecek birime veya şubeye atamasının yapılmasını müteakip, bankadaki görevine başladıktan sonra 2 yıl süre ile mecburi olarak çalışacağı, 2 yıllık bu süreden önce bankadan ayrılması veya davalı banka tarafından iş akdinin haklı nedenlerle sonlandırılması halinde eğitim masrafları karşılığı 2.000 TL. ödemeyi kabul ettiği yönünde düzenleme bulunmaktadır.
Davacı eğitim programını başarı ile tamamlamış ancak sözleşmede öngörülen 2 yıllık süre dolmadan ve haklı bir neden olmaksızın 19.12.2007 tarihinde iş yerinden ayrılmıştır.
Davalı işveren tarafından eğitim giderlerine ilişkin olarak davacının 22.10.2007-23.11.2007 tarihleri arasında davalı banka tarafından kurum içi eğitime tabii tutulduğunu gösterir belge dosyaya sunulmuştur. Davacı çalıştığı süre ile orantılı olarak eğitim giderlerinden sorumludur.
İşçiye verilen bu eğitimin karşılığında yapılan masraflara ilişkin belgelerin ibraz edilmesi hususunda davalı bankaya süre verilmeli, eğitim toplu olarak verilmiş ise giderlerin işçi başına düşen tutarı hesaplanmalı ve davacının iş yerinde ki çalışma süresi de dikkate alınmak sureti ile davalı bankanın eğitim gideri olarak davacıdan talep edebileceği miktar belirlenerek, bakiye miktarın istirdadı yönünde hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy