(4857 S. K. m. 17, 41, 46, 47, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait iş yerinde 01/03/2004 tarihinde pazarlamacı şoför olarak başladığını, 20/01/2007 tarihine kadar bilfiil devam ettiğini, her gün sabah 07/00 dan akşam 21/00 a kadar sürekli çalıştığını, ortalama her gün 14 saat süreyle çalıştığını, asgari aylık ücreti dışında fazla mesai ücretinin alamadığını, müvekkilinin çalıştığı süre içinde kendisine verilen görevi muntazam ve en iyi şekilde yerine getirme gayretinde olduğunu, hizmet akdi süresince haftanın 7 günü çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını, yıllık izin hakkının ise davalı işverence kullandırılmadığı, ücreti de ödenmediği, ayrıca yukarıda izah edilen fazla mesai ,hafta tatili, dini bayram tatili, ile resmi tatillerin yasal ücretleri de işverence ödenmediği ve bu yöndeki talepleri işverence kabul edilmediği, talebinden sonra işveren müvekkil hakkında ispata konu olmayan iş yerini zarar ettirdiğine ilişkin iddialarda bulunmaya kalkıştığını, bu davranış sonunda davacının dayanamayıp davalıdan tüm haklarının ödemesini talep ettiği ve işverenin de hiç bir yasal hakkı ödemeksizin ve feshi ihbarda bulunmaksızın müvekkilinin iş akdini sonlandırdığını iddia ederek; müvekkili işçinin, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 01/03/2004-20/01/2007 tarihleri arasında tahsilat görevlisi Mustafa Mutlu ile beraber mal dağıtımı ve vadesi gelen alacakların tahsiline dair servis aracı şoförlüğünü yaptığını, üç yıl içinde sigorta primlerini eksiksiz yatırıldığını, tahsilat konusunda iş yerinde sorunlar yaşandığını buna rağmen işten çıkarılmadığını, kendi isteği ile son maaşını alarak ayrıldığını, iş yerinde mesainin 08/30 -18/00 saatleri, kış aylarında ise 8/30-16/00 olarak uygulandığını, 12-13/00 saatleri arasında yemek istirahati olduğunu, iddia edildiği gibi çalışma süresinin 14 saat olmadığını, haftada 1 gün izin kullanıldığını, dini bayramlarda arife günü dahil bayram boyunca işyerinin kapalı olduğunu, yine haftada 2-3 gün mal dağıtımı servisi yapılmakta olduğunu kalan günler işyerinde atılı görevde bulunulduğunu, dinlenilecek şahitler ile işyerinden kendi isteği ile ayrılan davacının kıdem tazminatı ve diğer yasal ödentileri hak etmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davacının, davalı işyerinde 01/03/2004 tarihinden 20/01/2007 tarihine kadar pazarlamacı şoför olarak çalıştığı, en son ücretinin 562,50 TL olduğu, sabah 07/00 den akşam 21/00 a kadar çalıştığı, haftanın 7 gün çalıştığı,dini bayramlarda (kurban bayramının 1.günü hariç) çalıştığı, hafta tatili, yıllık izin , fazla mesai ve dini ve genel tatil izni kullanmaksızın çalıştığı ve yasal alacaklarının ödenmediği iddiasıyla dava açtığı, mahkemelerince dosyanın bilirkişi incelemesine gönderildiği ve raporda; davacının kıdem tazminatı alacağı 1.621,50 TL, ihbar tazminatı alacağı 789,60 TL, fazla mesai ücreti alacağı 2.408,70 TL, hafta tatili ücreti alacağı 2.213,70 TL, yıllık izin ücreti alacağı 375,20 TL, dini ve genel tatil alacağı 611.10 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet akdinin feshinin haklı olup olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti,genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Yerel Mahkemece 29/05/2008 tarihli oturumda taraflara tanık listesi vermek üzere süre verilmiştir.
Davalı vekili tarafından 11.03.2009 havale tarihli dilekçe ile iki tanık bildirilmiş, davetiye için pul verilmiştir.
Davalı tanığı M. M. müşterek tanık olarak dinlenilmişse de, davalı tanığı U. P.'in dinlenmesi için hiçbir usulü işlem yapılmadığı gibi dinlenilmemesi yolunda bir ara kararı da alınmamıştır.
Davalı tanığının hiçbir sebep gösterilmeden dinlenilmemesi hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması olup, hatalıdır.
Mahkemece davalı tanığı U. P.'in dinlenilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy