(2709 S. K. m. 53) (2822 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, hizmet akdi iş sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N.Çoruh tarafından düzenlenen rapor dinlendikten soma dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ova Kargo Taşımacılık Dağıtım ve Depo Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti ile Tümtis Sendikası arasında 2822 Sayılı Kanunun 16. maddesine aykırı olarak düzenlenen Hizmet Akdi İş Sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya girmemişlerdir. Yazılı bir savunuları da bulunmamaktadır.
Mahkemece, dava taraflar arasında yapılan sözleşmenin toplu iş sözleşmesi niteliğinde bulunmadığından söz edilerek dava reddolunmuştur.
Karar davacı tarafça temyiz olunmuştur.
2822 sayılı Toplu iş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun ikinci maddesine göre, toplu iş sözleşmeleri, tarafların karşılıklı hak ve borçlarını sözleşmenin uygulanmasını ve denetimini, uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri ihtiva eder.
Sözü edilen kanunun toplu iş sözleşmesi yapılmasını prosedürel olarak düzenlenmiştir. Disiplin hükümleri ihtiva eder. Ağırlıklı olarak da kamu düzenindedir.
Bu bağlamda, toplu iş sözleşmesi yapma ehliyeti, toplu iş sözleşmesine taraf olacak kişi ve kurumları belirtir. 2822 Sayılı kanunun ikinci maddesine göre, toplu iş sözleşmesi işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılabilir. Dolayısıyla örgütlenmemiş işçi toplulukları toplu iş sözleşmesine taraf olamazlar. Aksi bir düzenleme 1982 Anayasasının 53. maddesine aykırılık oluşturur. Taraf olma hakkı olmayan kişi ve kuruluşlarca yapılan toplu iş sözleşmesi hükümsüzdür. Hükümsüzlük taraflar ya da üçüncü kişilerce her zaman ileri sürülebilir. Yargıç tarafından kendiliğinden gözönünde tutulabilir.
Toplu iş sözleşmesinin yasal ölçütleri taşımayan taraflarca yapılması, elde edilecek haklar açısından işçilere yeterli koruyuculuk sağlamaz. Sosyal ve ekonomik denge beklenen düzeyde gerçekleşmez. Toplu iş sözleşmesi düzeni bozulur. Örgütlülük zayıflar. Yasanın beklediği amaçtan uzaklaşılır.
Somut olayda, bir grup işçi ile işveren yetkilileri arasında Hizmet Akdi İş Sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşmede sendika (Tümtis) yetkilileri de müdahil gösterilmiştir.
Sözleşmenin ikinci maddesinde, üçüncü dönem Toplu İş Sözleşmesine atıfta bulunulmuştur.
Dördüncü maddesinde müdahil Sendikaya işyeri temsilcisi atama hakkı verilmiştir.
Yedinci maddede üyelik aidatları düzenlenmiştir.
Sözleşme bu niteliği ile toplu iş sözleşmesi öğelerini taşımaktadır. Bu tür sözleşmelere değer verilmesi 2822 Sayılı Kanun ve Anayasa ile getirilen hakları zayıflatacak niteliktedirler. Kamu düzenine aykırıdır, iptali gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki dava konusu sözleşme ile verilen haklar işverenin onayı ile oluştuğu işin iş şartı haline gelmiştir, geri alınamaz.
Öte yandan mahkemece yargıçlık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözebileceği bir konuda bilirkişiye gidilmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 275. maddesine aykırıdır.
Mahkemece yukarıda sayılan gerekçe ile davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 06.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy