9. Hukuk Dairesi 2009/33853 E., 2009/25789 K. GENEL TAVAN KIDEM TAZMİNATI ÖZEL TAVAN
"İçtihat Metni"
Davacı M.Rengin adına avukat Süleyman ile davalı Z... Bankası A.Ş. adına avukat Banu aralarındaki dava hakkında (Kartal Üçüncü İş Mah-kemesi)'nden verilen 28.04.2008 günlü ve 2008/129 E., 2008/306 K. sayılı kararın, Dairemizin 26.12.2008 günlü ve 2008/31047 E., 2008/35484 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı dönem için 399 sayılı KHK'nın 12. maddesi ve 4684 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereği, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca hesaplanan emekli ikramiyesi kadar ödeme yapıldığını ve Dairemiz kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek onamaya dair kararın ortadan kaldırılmasını ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş ise de, davacının söz-leşmeli personel olarak çalıştığı dönem için 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin 6. fıkrasında öngörülen özel tavanın gözetilmesi gerektiği, bu durumun kamu düzenini ilgilendirdiği görülmekle maddi hataya dayandığı anlaşılan Dairemizin 26.12.2008 gün ve 2008/31047 E., 2008/35484 K. sayılı onama ilamının, Yargıtay'ca verilen bozma ilamına uyulmakla 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca lehine bozma yapılan taraf bakımından usuli kazanılmış hak doğsa da, maddi hataya dayanan bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun istikrarlı uygulaması bu yönde olması gözetilerek (Yargıtay HGK 24.05.1995 gün 1995/9-348 E, 1995/556 K; Yargıtay 29.11.1995 gün 1995/19-819 E, 1995/1028 K) ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Davacı, davalıya ait bankada 10.03.1982 tarihinde İş Kanunu'na tabi I olarak çalışmaya başladığını, 15.04.2005 tarihinde emekli olduğunu, ! 01.02.2002 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca diğer
kamu kurum ve kuruluşları ile bankada geçen hizmetleri toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, işverenin kıdem tazminatını anılan hükmü gözardı ederek eksik ödediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı farkı ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren cevap dilekçesinde, çalışan işçilere ödenecek kıdem tazminatı hesabında, T.C. Emekli Sandığı Kanunu'na tabi memur ve sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmet süreleri için, kıdem tazminatına hak kazanıldığı tarihteki T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun yürürlükteki hükümlerine göre ödenmesi gereken emeklilik ikramiyesi tutarının ve İş Kanunu'na tabi dönemler için kıdem tazminatı tavanı gözetilerek hesaplanan miktarların emeklilik tarihinde ödendiğini, kıdem tazminatı farkı isteğinin yerinde olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının fark kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı işçi, davalıya ait bankada 10.03.1982-15.07.1988 tarihleri arasında işçi statüsünde çalışmış, 15.07.1988 tarihinde sözleşmeli personel statüsüne geçirilerek 399 sayılı KHK kapsamında çalışmaya devam etmiş, 01.02.2002 tarihinden itibaren ise yeniden İş Kanunu'na tabi olarak ça-lışmıştır. Davacının 15.04.2005 tarihinde işyerinden ... suretiyle ayrıldığı tartışma dışıdır.
Davacı işçi işyerinde her iki statüde geçen çalışmalarının tamamında sosyal güvenlik yönünden 506 sayılı Yasa'nın geçici 20. maddesine göre kurulmuş olan T.C. Z... Bankası A.Ş. ve T. H... Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı'na tabi olarak görev yapmıştır. Sözleşmeli personel olarak çalışmak üzere 399 sayılı KHK hükümlerine göre imzalanan sözleşmenin 9. maddesinde 506 sayılı Yasa'nın geçici 20. maddesi kapsamında oluşturulan emekli ve yardım sandığı üyeliğinin devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Davalı işveren, İş Kanunu'na tabi çalışılan 10.03.1982-15.07.1988 ve 01.02.2002-15.04.2005 tarihleri arasında kalan süreler bakımından davacının emekli olduğu tarihte geçerli olan kıdem tazminatı tavanı üzerinden yapılan hesaplamaya göre kıdem tazminatını ödemiştir. Sözleşmeli personel olarak
çalışılan süre için ise, emsal Emekli Sandığı iştirakçisine 5434 sayılı T.C. Emekli {
{Sandığı Kanunu hükümlerine göre ödenmesi gereken emekli ikramiyesi ile sınırlı olarak ödeme yapılmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, sözleşmeli personel olarak çalışılan süre için 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen özel ve genel tavandan hangisinin uygulanacağı noktasındadır. Davacı işçi ayrıca 01.02.2002 tarihinde taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 5. maddesi hükmüne dayanmış olup, anılan maddede kıdem tazminatı hesabında diğer tüm kamu kurum ve kuruluşlarla bankada geçmiş hizmetlerin birlikte de-ğerlendirileceği kuralı öngörülmüştür.
Kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesine göre kıdem tazminatının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek emeklilik ikramiyesini geçemez. Bu üst sınır, öğretide "genel tavan" olarak adlandırılmaktadır (Akyiğit, Ercan: Kıdem Tazminatı, Ankara 1999, s. 671).
Özel tavan ise, 1475 sayılı Kanun'un 14/6. fıkrasında öngörülmüştür. Buna göre, işçinin iş sözleşmesinin yaşlılık veya malullük aylığına hak kazanması ve T.C. Emekli Sandığı'na tabi olarak hizmetlerinin bulunması durumunda, son kamu kurumu işverenince Emekli Sandığı'na tabi hizmetleri için ödenmesi gereken kıdem tazminatı tutarı, anılan kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktarı geçemez. Bir başka anlatımla, işçiye ödenmesi gereken kıdem tazminatı tutarı, o işçinin Emekli Sandığı'na tabi hizmetleri karşılığında kendisine ödenmesi gereken emeklilik ikramiyesini aşamaz. Bu özel tavan, işçinin yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihi esas alınarak belirlenir.
Kıdem tazminatı tavanını öngören kurallar kamu düzeniyle ilgili olup, aksine sözleşme hükümleri geçersizdir. Dairemiz kararlarında, Emekli Sandığı hükümlerine tabi olarak memur sıfatıyla çalışılan dönem için, 1475 sayılı Kanun'un 14/6. maddesindeki özel tavanın uygulanması gerektiği kabul edilmiş, başka yasalarda aksini öngören düzenlemelerin özel tavan sınır-lamasını bertaraf etmeyeceği vurgulanmıştır (Yargıtay 9. HD 27.03.2006 gün
4857 sayılı İş Kanunu'nun yürürlülüğü öncesinde 1475 sayılı Yasa'nm 98/D maddesine kıdem tazminatının yasaya aykırı olarak ödenmesi cezai yaptırıma bağlanmıştı. Sözü edilen hüküm 4857 sayılı İş Kanunu döneminde yürürlükten kaldırılmış olsa da, her iki tavanı öngören 14. madde halen yürürlüktedir. Öğretide kıdem tazminatı tavanını bertaraf eden sözleşme hükmünün batıl olduğu görüşü ileri sürülmüştür (Akyiğit, Ercan: İş Kanunu Şerhi, 2. Baskı, Ankara 2006, s. 2486; Mollamahmutoğlu, Hamdi: İş Hukuku, 3. bası, Ankara 2008, s. 838; Çelik, Nuri: İş Hukuku Dersleri, 21. bası, s. 316; Şahlanan, Fevzi: Kıdem Tazminatı Tavanının Mutlak Emrediciliği, Sicil, Sayı 12, s. 44 vd.).
Öte yandan, 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Z... Bankası, Türkiye H... Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye E... Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un 03.07.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4684 sayılı Yasa'yla eklenen geçici 2. maddesinde, "...Sandığa tabi olarak çalıştıkları ve "emekli ikramiyesi" veya "kıdem tazminatı" veya "iş sonu tazminatı" alamadıkları yıllar için, Bankadaki emsali T.C. Emekli Sandığı'na tabi personele her bir hizmet yılı için
ödenmesi gereken "emekli ikramiyesi" tutarı kadar kıdem tazminatı
ödenir" şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre sözleşmeli personel olarak 399 sayılı KHK kapsamında çalışılan süre için emsali T.C. Emekli Sandığı iştirakçisinin emekli ikramiyesi tutarı dikkate alınmalıdır. 4603 sayılı Yasa'nm sözü edilen hükmü de 1475 sayılı Yasa'nm 14. maddesinin 6. fıkrasındaki düzenlemelerle uyumludur.
Davacının 399 sayılı KHK kapsamında çalıştığı dönemde T.C. Emekli Sandığı Kanunu yerine T.C. Z... Bankası A.Ş. ve T. H... Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı'na tabi olarak görev yapmış olması da bu sonucu değiştirmemektedir. 399 sayılı KHK'nın 12. maddesinde, sözleşmeli statüde çalıştırılan personelin 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Davacıya sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre için sözleşmede öngörülmüş olmasına rağmen işçi statüsünde çalışmasına devam ettiği için iş sonu tazminatının ödenmediği de anlaşılmakla, işverence son olarak emekli
olduğu 15.04.2005 tarihi itibarıyla Emekli Sandığı'na tabi emsal bir çalışanın alabileceği emekli ikramiyesi tutarına göre hesaplamaya gidilmesi yerinde bir uygulamadır. Böyle olunca davaya konu fark kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece, kıdem tazminatı farkı isteğinin kabulü hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BO-ZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy