(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41, 46)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, hafta tatili, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş yerinde kavgaya karıştığını, akabinde de devamsızlık yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş akdinin feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda petrol istasyonunda pompa görevlisi olarak çalışan davacı iş akdinin haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının iş akdinin devamsızlığı sebebiyle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının mesai saatinde başka bir çalışan ile münakaşa etmesinin işverene haklı fesih imkanı verdiği kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri reddedilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki davalı işveren fesih bildiriminde 4857 sayılı yasanın 25/2-g ve d bentlerine dayanmışken savunma ve temyizde feshin nedeninin kavga değil devamsızlık olduğunda ısrar etmiştir. Davalı fesih sebebinde kendi içinde çelişkilidir.
Kavga fesih sebebine bakılınca, her ne kadar davacının eylemi işverene fesih imkanı tanımakta ise de aynı nitelikte eylemde bulunan diğer işçi K. H. için fesih yoluna gitmeyen işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığı açıktır. Davalı tanığı Can bu işçinin kavgadan sonra da işe devam ettiğini belirtmiştir. Bu durumda işverenin gerçekleştirdiği feshin haklı olduğu düşünülemez.
Devamsızlık fesih sebebi değerlendirildiğinde; davacı tanıkları davacının işveren tarafından işten çıkarıldığını beyan etmişler, davacının kardeşi olup aynı işyerinde çalışan ve dava konusu olay sebebiyle davacı ile beraber iş akdi feshedilen M. K., 22 Ekimde sigorta girişlerinin kesildiğini, ertesi gün de işyeri sahibinin işyerinden çıkıp gitmelerini söylediğini ifade etmiştir.
Dosya içerisinde mevcut hizmet cetveli incelendiğinde davacının işten çıkış tarihinin 22.10.2007 olduğu, devamsızlık tutanaklarının ise 24 ve 25 Ekim 2007 tarihlerini kapsadığı görülmüştür. Davacı tanık beyanları ile kayıtlar örtüştüğünden fesihten sonra tutulan devamsızlık tutanaklarının bağlayıcı olmayacağı açıktır. Ayrıca M. K.'nın aynı mahiyetteki ve feshin haksız olduğunun kabulü yönündeki mahkemece verilen karar dairemiz tarafından onanmıştır.(2009/36165E) Anılan nedenlerle davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy