(4857 S. K. m. 2, 17, 32, 41, 57) (1475 S. K. m. 14) (6098 S. K. m. 164) (818 S. K. m. 126, 141)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti, ikramiye, fazla çalışma ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin ihale süresi bitimi gerekçesiyle işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, ikramiye, izin ve fazla çalışma alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Epsilon, davacının iş sözleşmesinin ihbar öneli verilerek sona erdirildiğini, ayrıca davacının 23.12.2005 tarihinde başka bir işyerine iş başvurusunda bulunduğunu, işyerinde haftanın beş günü 09-17 saatleri arası çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı B., davacının işvereni olmadığını, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu ancak işe iade kararı ile feshin geçersiz hale geldiğinden talebi feshe bağlı olan kıdem ve ihbar tazminatı ile izin alacağının istenemeyeceği, davacının fazla çalışma yaptığını ispatladığı ancak davalı alt işveren tarafından ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunmasından sadece kendisinin yararlanabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ile davalı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı B.ın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı alt işveren tarafından ileri sürülen zamanaşımı definden diğer davalı asıl işverenin yararlanıp yararlanamayacağı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Asıl işveren ile alt işveren arasındaki borçluluk ilişkisi teselsül esaslarına tabidir.
4857 Sayılı Kanunun 2/7 maddesindeki sözü edilen hukuki ilişki işçiyi koruyucu amacıyla ortaya konduğu için normun amacını (ratio legis) göz önünde tutan klasik teselsül anlayışından farklı kendine özgü (sui generis) bir teselsül söz konusudur. Normatif dayanağı Borçlar Kanunu madde 141 dir. Böyle hallerde müteselsil borçlulardan biri tarafından ileri sürülen zamanaşımı definden diğer borçluda yararlanabilir. Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6098 sayılı Borçlar Kanunun 164. maddesinde Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan defi ve itirazları ileri sürebilir. hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca müteselsil borçlulardan biri tarafından ileri sürülen zamanaşımı definden diğer borçluda yararlanabilir.
Borçlar Kanunun 126/3 maddesine göre işçi ücretlerine ilişkin davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Fazla çalışma alacağı bu tür alacaklardandır.
Somut olayda davalı Epsilon tarafından ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulmuştur. Bu zamanaşımı savunmasından diğer davalı asıl işverende yararlanmalıdır. Buna karşın mahkemece fazla çalışma alacağı yönünden davalı Epsilonun zamanaşımı savunmasını sadece onun yönünden değerlendirmiştir. Diğer davalı B. firması yönünden ise zamanaşımı defini dikkate almadan fazla çalışma alacağını hüküm altına alması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy