(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41, 57)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ve izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C.Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı işyerinde 6.3.2007-13.7.2008 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ve ücret alacağı talep etmiştir.
Davalı, davacının işi kendisinin bıraktığını, devamsızlık yapması üzerine iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, davacının işe giriş tarihinin 21.6.2007 olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının 6.3.2007-13.3.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği belirtilerek kıdem, ihbar, izin, ücret ve fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.
Ortada ayıplı bir mal üretimi nedeniyle işçinin işverene zarar verdiği iddiası bulunmaktadır. Ancak dosya içeriğine göre davalı işveren bu olguyu fesih nedeni yapmamıştır. Daha sonra işveren ve eşi tarafından hakaret yoluyla işyerinden işçiler çıkartılmıştır. İşverenin bu son eylemi fesih niteliğinde olup işçiye kıdem ve ihbar tazminatı hakkı vermektedir. Ancak bu sonuç doğal olarak ayıplı mal nedeniyle olması muhtemel zararın tazmin talebini ortadan kaldırmamaktadır. Burada verilen karar sadece fesih anına yöneliktir.
Davacı 6.3.2007 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını belirtmiştir. Davalı ise davacının 21.6.2007 tarihinde çalışmaya başladığını savunmuştur.
Dosya içerisindeki Bölge Çalışma Müdürlüğü raporunda davacının işe giriş bildirgesine göre işe giriş tarihinin 21.6.2007 olduğu ve işe giriş bildirgesinin imzalı olduğu belirtilmiştir.
SSK hizmet cetveline göre de davacının işe girişi 21.6.2007dir. Davacının 6.3.2007 tarihinde işe girdiğine ilişkin dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2008/Şubat ayı bordrosunda davacıya 2 günlük ücretli izin tahakkuk ettirildiği, davacının izin hakkı kazanmadan böyle bir tahakkukta bulunulmayacağı belirtilerek davacının iddiasına değer verilerek 6.3.2007 tarihinde işe girdiği kabul edilmiştir.
İşveren tarafından işçiye ilerde kazanacağı yıllık izne mahsuben izin verilebilir. İmzalı işe giriş bildirgesi ve SSK hizmet cetveli karşısında bu bordoya itibar edilmesi hatalıdır. Davacı 6.3.2007 tarihinde işe başladığını ispatlayamamıştır. Yazılı belgelere göre davacının çalışma süresi tespit edilerek kıdem, izin ve fazla çalışma alacağına ilişkin yeniden bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy