(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41, 57)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, genel tatil, fazla mesai ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, dayısı olan davalının serbest muhasebe bürosunda askerlik öncesi ve sonrası yaklaşık yedi yıl süre ile çalıştığını, SSK.ya hiç ya da eksik bildirildiğini, fazla çalışma ve izin ücreti verilmeyince geçimsizlik olduğunu ve 15.2.2006 tarihinde kovularak iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacakları nedeni ile dava açmıştır.
Davalı işveren, zamanaşımı definde bulunarak, babası hapiste olduğu için davacıyı koruyup gözettiğini, bireysel emeklilik sigortasını yaptığını, davacının muhasebe bilgi ve eğitiminin olmadığını ve hizmet akti ile yanında çalışmadığını savunmuştur.
Mahkemece; davacının Bağ-Kur ve dört ayrı sigorta kaydının olduğu ve davalı yanında hizmet akti ile çalıştığı kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının muhasebe bilgisi olmadığını belirttiği davacıya, 4.2.2003 tarihli, serbest muhasebe işyerini tam yetki ile çalıştırmaya, dilediği gibi yönetmeye ve her türlü işlemi yapmak üzere vekaletname verdiği, davacı tanıklarının davacıyı doğruladıkları, davalı tanıklarını dahi tevilli olarak dayısına yardım ederdi şeklinde anlatımlarının bulunduğu görülmüştür.
Davacının beş aylık Bağ-Kur kaydı dışında, 4-5 gün veya 3.5 ay sürelerle hepsi davalı işyerinin bulunduğu Seyhandaki çeşitli işyerlerinden sigortalı gösterildiği SGK kayıtlarından görülmektedir. Bilirkişinin bu işyerlerinin sadece numaralarını yazmasına rağmen, davalının henüz bu işyerlerinin kimlere ait olduğu belirlenmeden 9.6.2008 günlü dilekçesi ile söz konusu beş işyerinin kimlere ait olduğunu tek tek belirttiği ve ayrıca benim işyerimde çalıştığı kabul edilecekse ilk çalışması zaman aşımından reddedilsin, sonraki çalışmalardan da SSK lı olduğu dönem düşülsün diye beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı, davalının muhasebe defterlerini tuttuğu işyerlerinden sigortalı gösterildiğini ifade etmektedir.
Olayın anlatılan şekli ve mevcut delil durumu karşısında davacının davalı işyerinde hizmet akti ile çalıştığı izlenimi doğmaktadır. Bu nedenle davacının sigortalı gösterildiği işyerlerinin defterlerini davalının tutup tutmadığı belirlenmeden ve fiilen çalıştığı yer davalı işyeri olmakla gerçeği yansıtmadığı anlaşılan SSK bildirgelerine itibar etme olanağı bulunup, bulunmadığı tartışılmadan, eksik inceleme ile davacının iş sözleşmesi ile çalışmadığına karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy