(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41, 46, 47, 57)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusalbayram, genel tatil, hafta tatili, ücret, kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi 15.12.2003-28.04.2007 tarihleri arasında usta mekanikçi olarak davalı işyerinde çalıştığını,28.04.2007 tarihinde işveren tarafındanağır hakaret ve onur kırıcı tutum ve davranışlarda bulunulduğunuve 30.04.2007 tarihi itibariyle deiş akdinin işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerekkıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarınınhüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde30.04.2007 tarihinden itibaren iki iş günü işe gelmediğini işveren tarafından iş akdinin feshinin söz konusu olmadığını ayrıldıktan hemen sonra başka yerde çalışmaya başladığını ve işyerinin davacının ayrılmasından 4 ay kadar sonra Ostime taşındığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacınıniş akdinin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirmeyecek şekilde feshedildiği hususunun işverencekanıtlanamadığı, akdinişveren tarafından bildirimsiz ve haksız olarak feshedildiğigerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı istekleri kabul edilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Uyuşmazlıkiş akdinin kimin tarafından feshedildiği ve haklılığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece dinlenen davacı tanıkları işyerinin Kayaştan Ostime taşınmasının söz konusu olduğunu tarafların bu konudagörüşme yaptıkları ve davacıya süre verildiğini ancak davacının yeni işyerine gitmek istemediğinive işyerinden ayrıldığını ifade etmişlerdir.
Davalı işverenin tanıkları ise davacının Ostim'e gitmek istemediğini evine yakın olan bir yerden iş bulduğunuve bu sebeple ayrıldığını belirtmişlerdir.
İşverence düzenlenen2.5.2007 tarihli tutanakta dadavacının28.4.2007 günü kendi isteği ile ayrılacağınıve tazminatının ödenmesini istediğinimümkün olmayacağının söylenmesi üzerineçalışmaya devam edeceğini belirttiğini,ancak 30.4.2007tarihinden itibaren ise işe gelmediği yazılmıştır.
Davalı işyerinin Ostime taşındığı ise uyuşmazlık konusu değildir.
Sigorta kayıtlarına göre 12.5.2007'den itibaren davacının başka bir işyerinden giriş kaydı mevcuttur.
Somut olay itibariyle yukarıda belirtilen deliller, davacının dava dilekçesindeki ifadeleri, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle işyeri koşullarındaki esaslı değişikliği kabul etmeyen davacının iş akdini haklı sebeple sona erdirdiğinin kabulü gerekir. Bu sebeple kıdem tazminatı isteğinin kabulü, ancak haklı sebeple de olsa davacınınkendi isteği ile işyerinden ayrılması nedeniyle ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılışekildekarar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy