(4857 S. K. m. 17, 19, 20, 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan ve savunması alınmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin veriminin düşüklüğü nedeni ile hizmetinden yararlanamayacağının anlaşılması üzerine feshedildiğini, feshin davacının davranışlarından ve yetersizliğinden kaynaklanan geçerli nedene dayandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya ve davalı tanık anlatımlarına itibar edilerek, davacının işyerinde sürekli ağladığı, özel yaşamındaki sorunlarını iş yerine yansıttığı, işyerinde çalışanlardan biri ile özel ilişkisi nedeni ile sürekli ağlayarak telefon görüşmeleri yaptığı, görevin gerektirdiği derecede lisan bilmediği, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 İş Kanununun 19uncu maddesine göre: Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmamasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar.
İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz. İşverenin bildirdiği nedenle bağlılığı, nedenin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesini emreden kuralın gereğidir.
Dosya içeriğine göre davalı işyerinde resepsiyon görevlisi olarak çalışan davacının 02.02.006 tarihi işyeri müdürü tarafından tutulan tutanağa göre tüm hakları ödenerek iş sözleşmesinin 15.02.2006 tarihi itibari ile feshedilmesi istenmiştir. Davacı hakkında bu tutanaktan önce Eylül 2005 tarihinde özel telefon görüşmesi yapma ve Aralık 2005 ayında bilgi dışında VİP talimatı gönderme nedeni ile iki adet tutanak tanzim edilmiştir. Davacının 03.02.2006 tarihinde 02.02.2006 tarihli tutanağa içeriğine göre savunması istendiği ve davacının savunma vermekten imtina ettiğine dair yazıya şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesi 08.02.2006 tarihinde yapılan bildirimle İş veriminin düşüklüğü nedeni ile hizmetinden yararlanılamayacağının anlaşıldığı belirtilerek iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Davacı fesih bildirimini yasal hakları saklı kalmak kaydı ile imzalamış ve tebliğ etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren fesih bildiriminde davranışlara değil, yetersizlik ve verimsizliğe dayanmıştır. Verimsizlik ile ilgili somut deliller sunulmadığı gibi davacının iş sözleşmesinin 02.02.2006 tarihli tutanak içeriğine göre neden belirtmeksizin feshedileceği kararı alınmıştır. Her ne kadar takip eden gün savunması istendiği ve savunma vermekten imtina ettiğine dair tutanak tutulmuş ise de fesih kararı alınması nedeni ile usulüne uygun savunma alındığından söz edilemez. Kaldı ki fesih bildirimini yasal hakları saklı kalmak kaydı ile tebellüğ eden davacı işçinin savunma vermekten kaçınması olağan bir davranış değildir. Savunma vermekten imtina etme tutanağının sonradan tanzim edildiği iddiasına değer vermek gerekir. Davacının iş sözleşmesinin feshinde 4857 sayılı İş Kanununun 19. maddesindeki fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtme ve verimi nedeni ile savunma alınması koşuluna uyulmadığından, feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilmelidir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 40.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 01.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy