(4857 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Davacı, maddi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan Y. G. tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi U. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı sigorta şirketi, şirket tarafından sigortalanan araca davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın çarparak hasar verdiğini, zararın şirket tarafından sigortalıya ödendiğini belirterek ödedikleri bedelin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılardan Yaşar Güler temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1. Her ne kadar İş Mahkemesi sıfatıyla karar verilmiş ise de, yargılama aşamasında Mahkemece davanın İş Mahkemesi sıfatıyla görüldüğüne ilişkin ara karar alınmamıştır. Hakim kanundaki süreleri değiştiremez ise de, temyiz süresinde yanılgıya dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlaline yol açacak şekilde HUMK 388 maddesine aykırı hüküm verildiğinden, hükmün kararda yazılı süre içerisinde temyiz edilmesi nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
2. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava iş mahkemesi sıfatıyla açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakmaya devam olunur.
Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Davanın konusu sigorta şirketi tarafından açılan kasko rücu alacağı davasıdır.
Taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmamaktadır.
Dava konusu ve tarafları dikkate alındığında talep hakkında genel mahkemeler görevlidir. Mahkemece genel mahkeme sıfatıyla hüküm kurulması gerekirken iş mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy