(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, bakiye süre ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş, davalı avukatınca duruşma talep edilmiş ise de; HUMK. nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi İ. P. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Pendik Kültür Dershanesi adıyla eğitim veren davalı şirkette öğretmen olarak çalışmakta iken 30/03/2006 tarihinde hiçbir haklı gerekçe gösterilmeksizin sözleşmesinin 30/07/2006 tarihinde sona erecek olmasına rağmen işten çıkarıldığını, daha yüksek ücret almasına rağmen SSK kayıtlarında eksik ücret gösterildiğin ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret alacağı, bakiye süre ücret alacağı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının da aralarında bulunduğu 10 kişinin aynı konuda faaliyet göstermek üzere 20.01.2006 tarihinde Bayör Eğitim Öğretim Ticaret Limited Şirketi adı altında bir şirket kurduğunu, sadakat, rekabet yapmama ve Milli Eğitim Mevzuatına aykırı davrandığını, işyerinden arta kalan zamanlarını ortağı olduğu dershane işyerinde çalışarak geçirdiğini, 01.04.2006 tarihinden itibaren devam etmediğini, 05.04.2006 tarihinde başka işyerinde başladığını, isteklerin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının Bayör Eğitim Öğretim Ticaret Ltd Şti nin ortağı olduğu bu şirketin 20/01/2006 tarihinde kurulduğu davalı işverenin bu hususu öğrenmesi üzerine 30/03/2006 tarihinde iş akdini fesih ettiği, davacının söz konusu şirket kurulduktan sonra bu şirkette fiilen çalışmaya başladığını, davalı şirketteki görevlerini aksattığını davalı işverenin ispatlayamadığından davacının haklı nedenlere dayanmaksızın iş akdinin fesih edildiği, işyerinden ayrıldıktan sonra yeniden çalışmaya başladığı ve belirli süreli hizmet sözleşmesinin bitim tarihine kadar 1.129,67 TL gelir elde ettiği anlaşıldığından davacının ödenmeyen mart ayına ilişkin ücret alacağı ile belirli süreli sözleşmenin bitim tarihine kadar olan ücret alacağından elde ettiği bu gelir mahsup edildikten sonra davacı lehine ücret alacağına hükmedildiği, gerekçesi ile bilirkişi raporundaki miktarlara göre, kıdem tazminatı ve bakiye süre ücreti alacağının kabulüne, diğer isteklerin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir.
Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkanı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K).
Somut olayda, davalı işyerinde öğretmen olarak çalışmakta olan davacının, işyerine çok yakın bir yerde, aynı işkolunda faaliyet gösteren başka bir dershanede kurucu ortak olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum, 4857 Sayılı Kanunu 25/II-e maddesinde öngörülen işçinin sadakat borcunun ihlali ile doğruluk ve bağlılığa aykırı bir davranıştır.
Davalı işverenin buna dayalı olarak yaptığı fesih haklıdır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, haklı fesih nedeni ile kıdem tazminatı ve sözleşmenin belirlenen tarihten önce feshine bağlı bakiye süre ücreti isteklerin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy