MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 01/07/1999- 18/03/2009 tarihleri arasında en son net 1.045,00TL ücretle yemek ve yol parası sosyal hakkından faydalanarak çalıştığını, aylık ücretlerinin sürekli geç ödenmesi, son 3 aya ait ücretlerinin ödenmemesi, haftalık çalışma süresinin çok üzerinde yaptığı fazla çalışmalara karşılık olarak hak ettiği ücretlerin ve bayram-genel tatil günleri çalışmalarının karşılığı hak ettiği ücretlerinin ödenmemesi ve yıllık izinlerinin eksik kullandırılması nedeniyle iş akdini haklı olarak İş Kanunun 24. maddesi gereği feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 10/7/1999 tarihinde çalışmaya başladığını, 17.03.2009 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, feshin haklı bir nedene dayanmadığını, müvekkili şirkette son dönemlerde ülkede yaşanan ekonomik krizin etkisiyle ücret ödemelerinde gecikmeler yaşandığını, kısa dönemli yaşanan gecikmeyi bahane etmek ve tazminat alabilmek için davacının iş akdini feshetmesinin iyiniyetli olmadığını, Ocak-Şubat-Mart maaşının davacının Akbank maaş hesabına yatırıldığını, iş yerinde fazla çalışma yapıldığında karşılığının bordro mukabili ödendiğini, bordroların aksinin yazılı delille kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir
E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralı nispi emredici niteliktedir. Tarafların sözleşmeyle bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de, daha yüksek bir oran tespiti olanaklıdır.
Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanılması gibi durumlarda, meslek kuruluşundan bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir.
Somut olayda davalı tarafça ibraz edilen bir kısım bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar yerel mahkemece gerekçeli kararında bu dönemlerin çalışılan süreden düşüldüğü belirtilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai tahakkuku yapılan dönemlerin dışlanmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler doğrultusunda fazla mesai ücreti ödenen aylar dışlanarak hesaplama yapılması gerekirken ilkelere aykırı şekilde yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.